Karaciğer hastalıkları, küresel ölçekte en yaygın sağlık problemleri arasındaki yerini koruyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre; siroz ve kronik karaciğer rahatsızlıkları her yıl yaklaşık 2 milyon can kaybına yol açarak, dünya genelindeki ölüm nedenleri listesinde ilk 10 sırada bulunuyor. Vücudun adeta bir kimya laboratuvarı gibi çalışan karaciğeri; yaşamsal maddelerin sentezlenmesi, besinlerin enerjiye çevrilmesi ve toksik maddelerin vücuttan arındırılması gibi hayati fonksiyonları yerine getiriyor.
“Karaciğerdeki hasar, uzun yıllar boyunca hiçbir belirti göstermeden sessizce ilerleyebilir; uzun vadede ise iltihaplanma, fibrozis ve nihayetinde karaciğer nakli gerektirebilen siroza yol açabilir. Karaciğer sağlığını korumanın en temel yolu sağlıklı bir kiloya sahip olmaktır,” diyen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, karaciğerde en sık hasara yol açan 6 etkeni sıraladı.

Hepatit B
Dünya genelinde en sık rastlanan viral hepatit türü olan Hepatit B, çoğunlukla anneden bebeğe bulaşma yoluyla karaciğerde kronik inflamasyona, yani kronik karaciğer hastalığına zemin hazırlayabilmektedir. Bu iltihaplanma süreci, yıllar içerisinde karaciğer hücrelerinin kaybına yol açarak siroz ve/veya karaciğer kanseri gibi ağır tablolarla sonuçlanabilmektedir.

Nasıl önlem almalı?
Hepatit B aşısı, büyük oranda bireyleri yaşam boyu bu enfeksiyondan koruma özelliğine sahiptir.

Obezite
Dünya genelinde en sık rastlanan karaciğer rahatsızlığının “karaciğer yağlanması” olduğu ifade edilmektedir. Çağımızın kritik sağlık sorunlarından biri olan obezite, karaciğerde özellikle “metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer hastalığı” olarak tanımlanan tabloya sebebiyet verebilmektedir.

Karaciğerde yağlanma, uzun vadede geri dönüşü olmayan ciddi hasarlara yol açabilmekte ve günümüzde karaciğer nakli gerektiren tabloların en yaygın nedenini oluşturmaktadır.
Son yıllarda obezite ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları sebebiyle karaciğer yağlanması vakalarında belirgin bir artış gözlemleniyor. Yapılan araştırmalar, obezite sorunu yaşayan bireylerin yaklaşık %80’inde karaciğerde yağ birikimi olduğunu ortaya koymaktadır.








