Türkiye’de son dönemde giderek artan obezite, insülin direnci ve sağlıksız yaşam tarzı sebebiyle, karaciğer yağlanması artık her üç kişiden birini etkiliyor. Karaciğerdeki tahribat yüzde 80 seviyesine ulaşana dek hiçbir belirti göstermeden ilerleyebildiği için, pek çok kişi hastalığını fark ettiğinde geç kalmış oluyor.
“Kimi yanlış alışkanlıklar karaciğerde ağır tahribat yaratarak zaman zaman telafisi mümkün olmayan problemlere yol açabiliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Ümit Ünal, karaciğere büyük ölçüde zarar veren bu 5 hatayı aktararak kritik uyarılarda ve tavsiyelerde bulundu.”

Şok diyetler uygulayarak hızlı kilo kaybetmeyi hedeflemek
Kısa zamanda zayıflamak sanılanın aksine sağlıklı bir durum değildir ve bedeni riske atar. Aşırı düşük kalori içeren diyetler ve hızlı bir şekilde kilo vermek, karaciğerin daha fazla yağ depolamasına yol açabilmektedir.

Gerçekleştirilen araştırmalar, haftalık 1-1.5 kilogramı aşan kilo kayıplarının karaciğerdeki yükü artırarak tahribata yol açabildiğini ve hastalığın ilerlemesine zemin hazırlayabileceğini göstermektedir.

Yalnızca diyet uygulayıp fiziksel aktiviteyi arka plana atmak
Egzersiz yapmadan sadece beslenmeye odaklanmak kas kaybına neden olurken, metabolizmanın işleyişini bozuyor ve insülin direncine zemin hazırlayarak karaciğerdeki yağlanmayı çoğaltıyor.

Düzenli yürüyüş gibi fiziksel aktiviteler, kas kütlesini muhafaza edip insülin direncini kırarak karaciğer yağlanmasını hafifletmede en tesirli yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Meyve tüketiminde ölçüyü kaçırmak
Barındırdığı fruktoz sebebiyle meyveyi gereğinden fazla tüketmek, karaciğerdeki yağlanmayı çoğaltarak sağlığa yarardan çok zarar veriyor. Bilhassa liflerinden arındırılmış meyve suyu şeklindeki tüketim, fruktozun çok daha süratli emilmesine neden olarak karaciğer yağlanmasını ciddi anlamda hızlandırıyor

Karaciğeri temizlediği inancıyla ‘bitkisel’ ürünler kullanmak
Halk arasında ‘tamamen bitkisel, hiçbir zararı dokunmaz’ düşüncesiyle içeriği ve ölçüsü bilinmeyen ürünlerin ‘doğal’ kabul edilerek tüketilmesi, karaciğere hasar veren en büyük hataların başında geliyor! Belli bir standardı bulunmayan bitkisel ürünler, karaciğer tahribatına ve hatta organ nakline varabilecek boyutta toksisiteye (zehirlenmeye) neden olabiliyor.

Tıbbi literatürde, bitkisel ürünlerin kullanımından kaynaklanan akut karaciğer yetmezliği ve organ nakli gerektiren durumlar rapor edilmiştir. Karaciğerin ilave bir detoks işlemine ihtiyacı bulunmaz; doğası gereği bazı basit tedbirlere uyulduğu takdirde kendi kendini yenileme kapasitesine sahiptir.

Alkolde ‘zararsız bir eşik’ bulunduğunu düşünmek
Karaciğer rahatsızlıklarına yakalanma riski bireyden bireye farklılık göstermektedir. Alkol, karaciğerdeki iltihaplanmayı tetikleyerek yağlanmanın siroza dönüşme tehlikesini yükseltir. Bilhassa karaciğer yağlanması sorunu yaşayan kişilerde, çok az miktarda alkol alımı dahi hastalığın ilerleyişini hızlandırabilmektedir. Bu sebeple alkol kullanımından bütünüyle uzak durulması gerekmektedir.
3 Nisan 13.00