Nisan 19, 2026
Kültür Ve Sanat

‘Serçelerin Süvarisi’ Sümeyra Çakır Ortak Hayal Buluşmalarında Anıldı

Kadıköy’de bulunan Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, “Ortak Hayal” buluşmaları kapsamında bu kez yaşamı ve müziğiyle hafızalarda iz bırakan sanatçı Sümeyra Çakır için düzenlenen bir anma etkinliğine ev sahipliği yaptı. Geçtiğimiz yaz açılan “Ortak Hayal” sergisiyle başlayan ve kolektif üretim fikrini merkeze alan etkinlik dizisi, şair Nâzım Hikmet’in dayanışma çağrısını günümüze taşıma amacıyla sürdürülüyor.

NHKM’nin “Ortak Hayalin Çağrısı: Yürüyelim!” başlığıyla yaptığı açıklamada, bireyciliğin ve rekabetin öne çıktığı günümüz koşullarına karşı ortak üretim ve birlikte düşünme kültürünün önemine dikkat çekilmişti. Bu davet, düzenlenen anma gecesiyle somut bir karşılık buldu. Etkinlikte Çakır’ın yaşamından kesitler paylaşıldı; müziği ve sanatsal mirası, şarkılar ve şiirlerle yeniden hatırlandı.

Şarkılar ve şiirlerle anıldı

Program kapsamında NHKM Sinema Topluluğu’nun 2005 yılında hazırladığı “Serçelerin Süvarisi – Sümeyra” belgeseli izleyiciyle buluştu. Belgesel gösteriminin ardından sanatçının repertuvarından seçilen türküler seslendirildi. Diyar Kılıç Mert ve Boran Mert’in yorumladığı “Yemen Türküsü”ne Nâzım Hikmet’in “Varna” ve “Hiroşima” şiirleri eşlik etti. Gecede ayrıca Dilek Özdemir “Seher Yeli”, Kadir Demirel ise “Allı Turnam” ve “Benim Kâbem İnsandır” eserlerini solo olarak söyledi

Günselin Seda Çetinkaya, Şimal Ertekin ve Nurevşan Kırçiçek’in birlikte seslendirdiği “Malan Bakır” ve “Bir Gün Silinip Yok Olur Zorbalar” eserleriyle devam eden programda, Ertekin ve Kırçiçek “Ekin İdim Oldum Harman” türküsünü de yorumladı. Etkinlik, sahnedeki tüm sanatçıların koro halinde söylediği “Ellerinde Pankartlar” ile sona erdi.

“Bir duruşun ve mücadelenin sesi”

Gecenin yürütücülüğünü üstlenen opera sanatçısı ve müzisyen Günselin Seda Çetinkaya, Sümeyra Çakır’ın yalnızca güçlü bir yorumcu olmadığını, sanatını toplumsal sorumluluk duygusuyla bütünleştiren bir figür olduğunu vurguladı. 1970’li yılların politik ve kültürel atmosferinde türküleri şiir ve sahne anlatısıyla harmanladığını belirten Çetinkaya, sürgün dönemlerinde dahi müziğini dayanışmanın dili olarak sürdürdüğünü ifade etti.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü haftasında gerçekleşen etkinliğin kadın emeği açısından da anlamlı olduğuna dikkat çeken Çetinkaya, o dönemde politik müzik sahnesinde erkek sanatçıların daha görünür olduğunu, buna rağmen Çakır’ın sahnede estetik ve düşünsel bir varlık ortaya koyarak kendine özgü bir alan açtığını söyledi. Repertuvarında emek, barış ve özgürlük temalarına yer vermesinin onun müziğine ayrı bir derinlik kattığını dile getirdi.

Müzikle şekillenen bir yaşam

Sanat yolculuğuna 1975’te Dostlar Korosu’nun kuruluş sürecinde adım atan Sümeyra Çakır, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde öğrenim gördüğü yıllarda halk müziğine yöneldi. Ünlü sanatçı Ruhi Su’nun bir konserinde dinlediği “Bebek Türküsü”nün kendisi için bir dönüm noktası olduğunu sık sık dile getiren Çakır, bu deneyimin ardından konservatuvar eğitimine devam etme kararı aldı.

1971 muhtırasının ardından yaşanan çalkantılı dönemde yurt dışına gitmek yerine Türkiye’de kalmayı tercih eden sanatçı, Ruhi Su ile tanışarak uzun yıllar onun öğrencisi oldu. Dostlar Korosu’nun oluşumunda da aktif rol üstlenen Çakır, kısa süren yaşamına rağmen halkın türkülerini sahnede güçlü bir yorumla dile getirdi. Sanatçının sesi, tıpkı ustası için söylediği gibi “insan ve toprak kokusunu” taşıyan bir ifade olarak hafızalarda yer etti.

KAYNAK

13 Mart/10.30

Related posts

İstanbul’da Sinema Günleri: Köprüde Buluşmalar

sıla tank

Nezih Başgelen Anlattı: Arkeolojide Savaşın Simgesi ‘Akbabalar Steli’

sıla tank

Türkiye’nin Değerli İsmi İlber Ortaylı Son Yolculuğuna Uğurlanıyor

sıla tank

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Privacy & Cookies Policy