Balıkesir’in Gömeç ilçesinde sahnelenen “Tarihi Taşıyan Kadınlar” adlı tiyatro oyunu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında izleyiciyle buluştu. Kök Sahne oyuncularının sahneye taşıdığı eser, tarihteki sekiz kadın hareketinden esinlenen sekiz farklı hikâyeyi kronolojik bir anlatımla aktardı. Gömeç Belediyesi’nin destek verdiği oyunun ilk gösterimi Nuri Bozyel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Oyun sonrası yönetmen Asiye Atıcı Canik ve oyuncularla hem yapım süreci hem de kadın mücadelesine dair mesajlar üzerine sohbet edildi.
Yönetmen Asiye Atıcı Canik, Gömeç’te kadınların sosyal yaşamda ve kültür-sanat faaliyetlerinde aktif bir rol üstlendiğini vurgulayarak tiyatro fikrinin de bu ihtiyaçtan doğduğunu belirtti. 8 Mart tarihinin özellikle seçildiğini ifade eden Canik, oyunun geçmişten bugüne uzanan kadın mücadelesini görünür kılmayı amaçladığını söyledi. Kadınların çoğu zaman başarıya giden süreçteki emeğinin göz ardı edildiğini anlatan Canik, bu nedenle tarihteki önemli kadın hareketlerini sahne diliyle sansürsüz biçimde aktarmaya çalıştıklarını dile getirdi.
Oyuncu kadrosunun tamamının Gömeç’te yaşayan kadınlardan oluştuğunu aktaran Canik, profesyonel isimler yerine amatör fakat güçlü bir motivasyona sahip katılımcılarla çalışmayı tercih ettiklerini söyledi. Çalışanlar, emekliler, ev emekçileri ve farklı meslek gruplarından kadınların provalara büyük özveriyle katıldığını belirten Canik, hazırlık sürecinin kimi zaman evlerde, bahçelerde ya da kafelerin bir köşesinde sürdürüldüğünü ifade etti. Tüm zorluklara rağmen ortaya çıkan sonuçtan gurur duyduklarını sözlerine ekledi.
Oyun, kadınların günümüzde karşı karşıya kaldığı ekonomik sıkıntılar, eşitsizlik ve yaşam mücadelesi gibi sorunları da sahneye taşıdı. Kadınların hem çalışma hayatında var olma çabası verdiğini hem de ev içi sorumlulukların büyük kısmını üstlendiğini hatırlatan ekip, açlık ve yoksulluğun yükünü çoğu zaman kadınların taşıdığına dikkat çekti. Bu gerçekliğin, oyunun anlatısında önemli bir yer tuttuğu ifade edildi.
Hazırlık ve sahneleme sürecinde kadın dayanışmasının gücünü yakından gözlemlediklerini belirten ekip üyeleri, kostümden dekor teminine kadar birçok alanda birbirlerine destek olduklarını anlattı. Dayanışmanın yalnızca sahne öncesinde değil, oyun sonrasında da sürdüğünü vurgulayan katılımcılar, birlikte üretmenin kendilerine yeni bir özgüven kazandırdığını söyledi.
Oyunculardan Ayşegül Ayman, kadın olmanın çoğu zaman fark edilmeden sürdürülen bir mücadele anlamına geldiğini dile getirerek bu tür sanatsal çalışmaların farkındalık yaratma açısından önemli olduğunu belirtti. Kadınların dünyanın farklı coğrafyalarında benzer sorunlarla karşılaştığını hatırlatan Ayman, elde edilen her kazanımın ortak bir güç oluşturduğunu ifade etti.
Gül Çakıcıoğlu ise oyunda kendisini en çok etkileyen sahnelerden birinin, dokuma fabrikasında yaşanan yangının ardından kadınların örgütlü bir biçimde harekete geçmesini anlatan bölüm olduğunu söyledi. Bu tarihsel örneğin 8 Mart’ın kitlesel bir eylem gününe dönüşmesinde önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti.
Cemile Öztürk de seyircilerden aldıkları geri dönüşlerin oldukça olumlu olduğunu belirterek, kadınların birlik içinde sahneye çıkmasının izleyiciler üzerinde hem duygusal hem de ilham verici bir etki yarattığını dile getirdi. İzleyenlerin özellikle dayanışma ve cesaret temasının güçlü biçimde yansıtıldığını ifade ettiklerini söyleyen Öztürk, oyunun ilerleyen süreçte farklı yerlerde de sahnelenmesini umut ettiklerini sözlerine ekledi.
13 Mart/10.00