Vitrindeki albümlerde bu hafta…
Storytellers, caz tarihinde ender rastlanan iki gitar düeti albümleri arasında özel bir yere yerleşiyor.
Antonio Forcione ile Cenk Erdoğan’ı buluşturan çalışma, farklı coğrafyaların ve farklı müzikal karakterlerin ortak bir dil kurabileceğini gösteriyor.
Bir yanda Akdeniz tınıları, doğaçlama gücü ve teatral anlatımıyla tanınan Antonio Forcione; diğer yanda perdesiz gitar tekniğiyle özgün bir ses yaratan Cenk Erdoğan bulunuyor.
GİTARLARLA ANLATILAN HİKÂYELER
Adını “hikâye anlatıcıları”ndan alan albüm, teknik gösterişten çok duygusal anlatıya yaslanıyor. İki gitaristin karşılıklı diyalogları, kimi zaman sakin ve içe dönük; kimi zaman ritmik ve enerjik bir yapıya dönüşüyor.
Storytellers, yalnızca bir caz albümü değil; dünya müziği, flamenko, Akdeniz ezgileri ve doğaçlama geleneklerinin iç içe geçtiği sınır aşan bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

Antonio Forcione ile Cenk Erdoğan, Storytellers boyunca teknik gösterişe kaçmadan, karşılıklı anlayış ve saygı üzerine kurulu yalın bir müzikal diyalog oluşturuyor.
İki müzisyen de birbirlerinin kültürel geçmişine hâkim ve bu yakınlık albümün tamamına doğal biçimde yansıyor. Albümde yer alan 10 parçayı beşer beşer imzalayan ikili, adeta ortak bir anlatı dili kuruyor.
MİKROTONAL DOKUNUŞLAR VE AKDENİZ RİTİMLERİ
Cenk Erdoğan’ın perdesiz gitarla oluşturduğu mikrotonal yapı, Antonio Forcione’nin Akdeniz müziği ile caz arasında dolaşan ritmik yaklaşımıyla buluşuyor.
Ortaya çıkan parçalar, doğaçlama ile bestelenmiş yapı arasındaki hassas çizgide ilerliyor.
Albüm sözsüz olmasına rağmen, her parça güçlü atmosferiyle ayrı bir hikâye anlatıyor; kimi zaman sinematik bir duygu yaratıyor, kimi zaman da renkli bir yağlıboya tablo hissi veriyor.
SINIRLARIN ERİDİĞİ BİR BÜTÜNLÜK
Albüm ilerledikçe iki gitaristin sesleri ve yaklaşımları birbirine karışıyor; dinleyici için “hangi parça kime ait?” ya da “hangi gitarı kim çalıyor?” soruları anlamını yitiriyor.
Storytellers, tam da bu organik bütünlük sayesinde çağdaş caz ve dünya müziği alanında özel bir yerde duruyor.
Storytellers, plak ve CD formatlarında yayımlanarak çağdaş gitar düeti albümleri arasında özel bir konuma yerleşiyor.
Albüm; Duets ya da Room gibi türün saygın işleriyle aynı çizgide değerlendiriliyor.
Gece Yalanları
Bülent Ortaçgil’in 2003 yılında yayımladığı altıncı stüdyo albümü olan “Gece Yalanları”, sanatçının kariyerindeki en özel duraklardan biri olarak görülüyor.
Albüm, Ortaçgil’in beş yıl önce yayımladığı Light sonrasında gelen uzun sessizliği bozmuştu.
DAHA GİZEMLİ, DAHA KATMANLI
Albümde yer alan parçaların büyük bölümü yeni bestelerden oluşurken, şarkı sözleri de Ortaçgil’in önceki dönemine göre daha kapalı, daha gizemli ve çok katmanlı bir yapıya sahipti.
53 yaşındaki sanatçı, bu dönemde doğrudan anlatım yerine daha sezgisel ve içe dönük bir dil kurmayı tercih etti.
Bu nedenle Gece Yalanları’ndaki bazı şarkılar, ilk dinleyişte tüm anlamını açmayan; zaman içinde büyüyen ve dinleyiciyle birlikte derinleşen eserler olarak öne çıktı.

Gece Yalanları, pop, folk, blues, etnik müzik ve caz arasında özgürce dolaşan yapısıyla Bülent Ortaçgil’in en rafine işlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Albümdeki şarkılar; yalın görünen ama derin göndermeler taşıyan sözleriyle dikkat çekerken, Ortaçgil çok az kelimeyle güçlü bir duygu dünyası kurmayı başarıyor.
Bu etkiyi büyüten en önemli unsurlardan biri ise söz ile müzik arasındaki hassas denge.
GÜÇLÜ MÜZİSYEN KADROSU
Albümde Ortaçgil’e her zamanki yol arkadaşları olan Cem Aksel, Erkan Oğur ve Gürol Ağırbaş eşlik ediyor.
Bu kadroya ilk kez katılan isim ise klavyeci Baki Duyarlar olmuştu. Bunun yanında farklı enstrümanlarla geniş bir müzisyen topluluğu da albümün atmosferine katkı sağlıyor.
YILLAR SONRA İLK KEZ PLAK FORMATINDA
İlk yayımlandığı dönemde kaset ve CD formatıyla büyük ilgi gören Gece Yalanları, yıllar sonra ilk kez plak formatında yeniden basıldı.
180 gramlık özel baskı ve açılır kapak tasarımıyla yayımlanan albüm, Türk müzik tarihinin “evladiyelik” kayıtları arasında gösterilmeye devam ediyor.
24 Mayıs/20.55