Vitrindeki albümlerde bu hafta..
Müzik Dünyasında Zaman Yolculuğu: Leman Sam’dan Efe Küçükpınar’a
Müzik piyasası, bir yandan arşivlik değer taşıyan efsane albümleri plak formatıyla yeniden gün yüzüne çıkarırken, diğer yandan kendi mutfağında üretim yapan bağımsız ve yetenekli genç müzisyenlere alan açmaya devam ediyor. İşte bu hafta radarımıza takılan iki farklı kuşak ve iki özel çalışma:

1. Bir Efsane İlk Kez Plakta: “Ayak Sesleri”
Leman Sam’ın 1992 yılında müzikseverlerle buluşan ve Türk popunun altın çağında kalitesiyle fark yaratan üçüncü stüdyo albümü “Ayak Sesleri”, yıllar sonra ilk kez plak formatında dinleyicisiyle buluşuyor.
Ada Müzik etiketiyle raflardaki yerini alan bu özel basım, sadece müzikal bir ziyafet değil, aynı zamanda sanatçının doğaya ve barışa adadığı bir manifesto niteliğinde. Albümün mutfağında ise adeta bir “yıldızlar geçidi” var:
-
Enstrüman Ustaları: Erkan Oğur, İlkin Deniz, Erdem Sökmen ve Gürol Ağırbaş gibi dev isimler sazlarıyla albüme ruh katıyor.
-
Besteciler: Özdemir Erdoğan, İlhan Şeşen ve Vedat Sakman gibi ustaların imzası bulunuyor.
Yunus Emre’den anonim Azeri eserlere kadar geniş bir yelpazeye sahip olan albüm, Leman Sam’ın zamansız yorumuyla modern çağın hızlı tüketimine direnmeye devam ediyor.

2. Bağımsız Müziğin Yeni Soluğu: Efe Küçükpınar ve “Yarat Kendini”
Roxy Müzik Günleri’nden üçüncülükle dönen ve o dönemden beri radarımızda olan Efe (Efekan) Küçükpınar, beklenen ilk albümü “Yarat Kendini” ile karşımızda. Tamar Records etiketiyle yayınlanan çalışma, günümüzün “lo-fi” ve bağımsız üretim ruhunu tam kalbinden yakalıyor.
Albümün Öne Çıkan Özellikleri:
-
Samimi Üretim: Kayıt, miks ve mastering işlemlerinin tamamı sanatçının kendi yatak odasında, en yalın haliyle gerçekleştirildi.
-
Müzikal Kimlik: Brit-pop ve indie-rock esintileri taşıyan albüm, zarif gitar riffleri ve arpejlerle örülü.
-
Temalar: Kentli insanın içsel sorgulamalarını, melankoliyi ve modern yalnızlığı ajite etmeden, duru bir dille anlatıyor.
Efe Küçükpınar, bağırmadan da sesini duyurabilen, kontrollü ve gelecek vaat eden duruşuyla kendi kuşağının soundtrack’ini başarıyla oluşturmuş görünüyor.
25 Nisan/19.25