TBMM’den Milli Parklar İçin Yeni Düzenleme
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, milli parklar ve korunan alanların planlama, yönetim ve işletme süreçlerini yakından ilgilendiren kanun teklifi kabul edildi. Rukiye Toy ve Mehmet Baykan’ın da aralarında bulunduğu 54 milletvekilinin imzasını taşıyan “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308)” görüşülerek oylamaya sunuldu. Teklifin özellikle korunan alanlardaki yapılaşma ve işletme yetkilerini yeniden düzenleyen ilk beş maddesi Meclis’ten geçt
“Kamu Yararı” Gerekçesiyle Turistik Tesislere İzin
Kabul edilen maddelerle birlikte milli parklar ve tabiat parklarında “kamu yararı” gerekçesiyle turistik bina ve tesis yapılabilmesinin önü açıldı. Ayrıca bu alanların şirketlere tahsis edilmesine ilişkin kapsam da genişletildi.
Yeni düzenlemeye göre, milli park sınırları dışında kalan bazı korunan alanlarda da milli park planlama süreçleri uygulanabilecek. Planlar, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanacak ya da hazırlattırılacak. Özellikle Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezleri’nde hayata geçirilecek projelerde Genel Müdürlük’ün olumlu görüşü belirleyici olacak.
İşletme Süresi 49 Yıl, Uzatma 99 Yıla Kadar
Düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de işletme süreleri oldu. Buna göre, milli park ve tabiat parklarında turistik tesis yapmak amacıyla özel kişilere verilecek intifa hakkı süresi 49 yıl olarak belirlendi.
Ancak işletmenin “başarılı” bulunduğu tesislerde bu sürenin 99 yıla kadar uzatılabilmesine imkân tanınacak. Bu düzenlemenin, turizm yatırımlarında uzun vadeli finansman ve planlama süreçlerini doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Değişikliğin Gerekçesi: Mevzuat Uyumu ve Güncel İhtiyaçlar
Genel gerekçede, 1983 tarihli 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun güncel ihtiyaçlara cevap vermekte yetersiz kaldığı ifade edildi. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle tam uyum sağlanamadığı, ayrıca 6831 sayılı Orman Kanunu ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gibi diğer mevzuatlarla uyum sorunları yaşandığı belirtildi.
2025 itibarıyla Türkiye’de 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 136 sulak alan ve 85 yaban hayatı geliştirme sahası bulunduğu; korunan alanların yıllık ziyaretçi sayısının yaklaşık 70 milyona ulaştığı bilgisi paylaşıldı. Yeni düzenlemeyle planlama, yönetim ve işletme süreçlerinde güncelleme yapılması, yaptırımların revize edilmesi ve yeni ihtiyaçlara uygun hükümler getirilmesi amaçlanıyor.
Anayasal Uygunluk Tartışması
Muhalefet şerhinde, düzenlemenin Anayasa’nın 43., 168. ve 169. maddeleri açısından tartışmalı olduğu ileri sürüldü. Ormanlar ve milli parkların kamu mülkiyetinde olduğu hatırlatılarak; tahsis, kiralama ve uzun süreli işletme hükümlerinin kamu yararı ilkesini zedeleyebileceği iddia edildi.
Ayrıca milli park ve tabiat parklarında ulaşım, enerji iletim hatları, petrol ve doğalgaz hatları gibi altyapı yatırımlarına izin verilmesinin, devlet ormanlarının korunmasına ilişkin anayasal hükümlerle çelişebileceği savunuldu.
Düzenlemede yer alan bazı kavramların muğlak olduğu ve uygulamada keyfiliğe yol açabileceği yönündeki eleştiriler de muhalefet şerhinde yer aldı.
Yeni yasa değişikliği, bir yandan turizm yatırımlarının önünü açabilecek bir adım olarak değerlendirilirken; diğer yandan doğal alanların korunması ve kamu yararı ilkesi çerçevesinde tartışmaları da beraberinde getirdi. Önümüzdeki süreçte uygulamanın nasıl şekilleneceği ve koruma–kullanma dengesinin nasıl kurulacağı yakından izlenecek.
22 Şubat/16.49