Antibiyotiklerin bilinçsiz ve gereksiz kullanımının ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Ziya Demiroğlu, dirençli bakterilerin giderek daha büyük bir küresel sorun haline geldiğine dikkat çekti.
Demiroğlu, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 700 bin ile 1,5 milyon arasında kişinin, doğrudan antibiyotiklere dirençli bakteriyel enfeksiyonların tedavi edilememesi nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirtti.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Yusuf Ziya Demiroğlu, tüm dünyada giderek büyüyen antibiyotik direncine karşı toplumsal farkındalık çağrısında bulundu. Antibiyotiklerin modern tıbbın en önemli keşiflerinden biri olduğunu hatırlatan Demiroğlu, 1928’de penisilinin keşfiyle başlayan sürecin 1940’lı yıllarda klinik kullanıma geçmesiyle milyonlarca hayat kurtardığını ancak bugün bu ilaçların etkinliğinin ciddi tehdit altında olduğunu söyledi.
Antibiyotiklerin bilinçsiz ve yaygın kullanımının bakterilerde güçlü direnç mekanizmaları geliştirdiğini vurgulayan Demiroğlu, bu sorunun özellikle Türkiye ile bazı Akdeniz ve OECD ülkelerinde kritik seviyelere ulaştığını ifade etti. Bir bakterinin belirli bir antibiyotiğe direnç geliştirmesi halinde o ilacın tedavi seçeneği olmaktan çıktığını belirten Demiroğlu, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 700 bin ile 1,5 milyon arasında kişinin doğrudan dirençli bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle hayatını kaybettiğini, dolaylı etkilerle bu sayının 5 milyona kadar ulaşabildiğini aktardı.
“Gereksiz kullanım direnci hızlandırıyor”
Antibiyotiklerin yalnızca insan sağlığında değil, hayvancılık sektöründe de yoğun şekilde kullanıldığını kaydeden Demiroğlu, küresel antibiyotik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde gerçekleştiğini söyledi. Bu durumun çevresel ve tarımsal alanlarda dirençli bakterilerin yayılımını kolaylaştırdığını dile getirdi.
Dünya genelindeki farkındalık çalışmalarının FAO ve diğer paydaşlarla iş birliği içinde yürütüldüğünü belirten Demiroğlu, gereksiz antibiyotik kullanımını azaltmak ve “tek sağlık yaklaşımı” çerçevesinde tarım, gıda ve sağlık sektörlerini birlikte ele alan stratejiler geliştirmek gerektiğini ifade etti. Türkiye’de reçetesiz antibiyotik satışının yasaklanmasının önemli bir adım olduğunu ancak direnç oranlarının bazı gram-negatif bakterilerde yüzde 60’ın üzerine çıktığını ve en güçlü antibiyotiklere karşı bile etkisiz tabloyla karşılaşıldığını söyledi.
“Antibiyotik ateş düşürücü değildir”
Yanlış kullanımın en yaygın nedenlerinden birinin antibiyotiklerin ateş düşürücü ya da ağrı kesici gibi değerlendirilmesi olduğunu belirten Demiroğlu, üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümünün viral kaynaklı olduğunu hatırlattı. Gereksiz antibiyotik kullanımının yararlı bakterileri yok ettiğini, dirençli türlerin çoğalmasına ve başkalarına bulaşmasına yol açtığını söyledi.
Semptom gösteren kişilerin çoğunda ilk 3-4 gün sıvı desteği, istirahat ve destekleyici tedavinin yeterli olabileceğini ancak çocuklar, ileri yaştakiler ve kronik hastalığı bulunanların mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Antibiyotiklerin mutlaka doktor önerisiyle kullanılması gerektiğinin altını çizen Demiroğlu, özellikle idrar yolu enfeksiyonlarında kültür ve antibiyogram sonucuna göre ilaç başlanmasının önemine dikkat çekti. Tedavinin doğru doz ve sürede tamamlanması gerektiğini belirten Demiroğlu, hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde ilacı erken bırakmalarının ciddi direnç sorunlarına yol açtığını ifade ederek, gereksiz kullanımın önlenmesinin dirençle mücadelede en güçlü adım olduğunu sözlerine ekledi.
KAYNAKÇA:https://marmarabasin.com/saglik/gereksiz-antibiyotik-kullanimina-dikkat/206723
24 Şubat 14.25