Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun böbrek taşı şikayetlerini artırabileceğine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, yeterli sıvı alınmamasının idrarın yoğunlaşmasına ve kristal oluşumuna zemin hazırladığını belirtti.
Asitli ve şekerli içeceklerin suyun yerini tutmadığını vurgulayan Ersöz, böbrek sağlığını korumak için iftar ile sahur arasında en az 2–2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini ifade etti.
Ramazan’da gün boyu süren susuzluğun ardından iftarda yanlış içeceklerin tercih edilmesi böbrek sağlığını tehdit ediyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, su yerine asitli içecekler, şekerli meyve suları ile aşırı çay ve kahve tüketiminin vücudun gerçek sıvı ihtiyacını karşılamadığını belirtti.
“‘Yeterince sıvı alıyorum’ düşüncesiyle yapılan bu tercihler, hem yeterli nem dengesini sağlamıyor hem de böbrek taşı oluşumu riskini artırıyor” ifadelerini kullanan Ersöz, özellikle Ramazan ayında bilinçli sıvı tüketiminin önemine dikkat çekti.

“ASİTLİ VE ŞEKERLİ İÇECEKLER SUYUN YERİNİ TUTMAZ”
Daha önce böbrek taşı ameliyatı geçirenler, ailesinde taş öyküsü bulunanlar ve geçmişte taş düşüren kişilerin risk grubunda yer aldığını belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, bu kişilerin Ramazan ayında sıvı tüketimine daha fazla özen göstermesi gerektiğini vurguladı.
“Böbrek taşı hikâyesi olan hastalar özellikle dikkatli olmalı. İftar ile sahur arasında en az 2–2,5 litre su tüketilmeli ve bu miktar zamana yayılarak içilmeli. Asitli ve şekerli içecekler suyun yerini tutmaz. Ayrıca işlenmiş, tuz oranı yüksek ve aşırı protein içeren gıdalardan da uzak durulmalı” ifadelerini kullandı.
“LAZER ENERJİSİYLE TAŞ KIRMA İŞLEMLERİ”
Aktif böbrek taşı bulunan ya da yakın zamanda taş ameliyatı geçiren kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka hekimlerine danışmaları gerektiğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, uyarılarda bulundu.
Bulantı ve kusmayla başlayan yan ağrısı, idrarda kanama ve ateş gibi belirtiler görülmesi halinde vakit kaybetmeden acil servise başvurulması gerektiğini ifade eden Ersöz, hastaların ardından bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çoğu hastada küçük taşların kendiliğinden düşebildiğini aktaran Ersöz, 4 milimetrenin üzerindeki ve düşmeyen taşlarda ise müdahalenin kaçınılmaz olabildiğini belirtti. Bu tür vakalarda genellikle endoskopik yöntemlerin tercih edildiğini kaydeden Ersöz, idrar kanalından doğal yollarla ulaşılarak lazer enerjisiyle taş kırma işlemlerinin uygulanabildiğini dile getirdi.
24 Şubat 13.58