Mayıs 31, 2026
Kültür Ve Sanat

Musicandle Quartet: Müziğin Aydınlığı Sahneye Taşınıyor

Mum Işığında Klasik Bir Yolculuk: Musicandle Quartet ile Müziğin Aydınlığı

Klasik müziğin alışılagelmiş sınırlarını aşan ve dinleyiciyi adeta zamanın yavaşladığı bir atmosfere davet eden Musicandle Quartet, “Müziğin aydınlığı, ışığın sesi” konseptiyle sahneye yeni bir soluk getiriyor. Ayşe Birden, Aycan Küçüközkan, Özlem Sevil ve Funda Altun’dan oluşan topluluk; tarihi mekânları yüzlerce mumla aydınlatarak müziği sadece duyulan değil, aynı zamanda görülen ve hissedilen bir deneyime dönüştürüyor.

Grubun viyolacısı Özlem Sevil ile gerçekleştirdiğimiz sohbette, Musicandle Concerts’in perde arkasını ve bu büyüleyici atmosferin nasıl oluştuğunu konuştuk.

“Zamanın Yavaşladığı Bir Atmosfer”

Özlem Sevil, projenin çıkış noktasının dinleyicinin dikkatini tamamen notalara odaklayacak bir ortam yaratmak olduğunu belirtiyor:

“Musicandle Concerts’ın çıkış noktası müziği dinlerken zamanın yavaşladığı, dikkatin tamamen notalara yöneldiği bir atmosfer yaratmak. Mum ışığı, tarih boyunca müzikle ve sanatla güçlü bir bağ kurmuş bir unsur. Biz de bu sıcak ve zamansız hissi sahneye taşıyarak dinleyiciyi günlük yaşamın temposundan uzaklaştıran bir deneyim yaratmak istedik.”

Türkiye’de bu konsepti hayata geçirirken sadece bir konser sunmayı değil, duygusal etkiyi derinleştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Sevil, mum ışığı ve tarihi dokunun klasik müzikle birleştiğinde “benzersiz bir sahne deneyimi” sunduğunu ifade ediyor.

Image

Şostakoviç’ten Tangolara Uzanan Köprü

Kuartet, repertuvarında keskin sınırları ortadan kaldırıyor. Şostakoviç gibi dev isimlerin eserlerini Türk bestecileri, tutkulu tangolar ve unutulmaz film müzikleriyle harmanlıyorlar. Sevil, bu müzikal dengeyi şu sözlerle anlatıyor:

“Farklı dönemlerden ve kültürlerden gelen eserler arasında görünmez ama güçlü bir bağ olduğunu düşünüyoruz. Bir Brahms eseri ile bir tango ya da bir film müziği aynı sahnede yer aldığında dinleyici bambaşka bir yolculuğa çıkabiliyor.”

Tarihin Yankısı Sahnede

Konserlerin genellikle kilise veya tarihi salonlarda gerçekleşmesi, performansın ruhunu da etkiliyor. Tarihi mekânların kendi hikâyesini taşıdığını söyleyen Sevil, bu mekanlarda çalmanın etkisini şöyle özetliyor:

“Bu mekânlarda çalarken müziğin yankısı, ışığın mekânla ilişkisi ve dinleyicinin bulunduğu ortam, performansın duygusunu daha da derinleştiriyor. Dinleyiciler için de bu deneyim bir konserden çok daha fazlasına dönüşüyor.”

Klasik Müziğe Yeni Bir Kapı

Klasik müziğin yeni kitlelere ulaşması konusunda Musicandle önemli bir rol üstleniyor. Özlem Sevil’e göre insanlar klasik müziğe uzak değil, sadece doğru ortamla buluşmaları gerekiyor:

“Konserlerimizde klasik müziği ilk kez dinleyen pek çok kişiyle karşılaşıyoruz. Bu bizim için çok değerli. Amacımız klasik müziği daha geniş bir kitleyle buluşturmak ve insanların bu müziğin ne kadar evrensel ve duygusal olduğunu deneyimlemelerini sağlamak.”

Uzun süredir birlikte müzik yapan dört kadının sahnede kurduğu iletişim ise kelimelerin ötesinde. Sevil, provalarda tek bir cümle üzerinde saatlerce çalışsalar da doğru hissi yakaladıkları anın her şeye değdiğini belirterek sözlerini noktalıyor.

KAYNAK

7 Mart/ 18.50

Related posts

Çöl Gezegeni’ne Dönüş: Dune: Part Three’den İlk Fragman Geldi

sıla tank

Cihangir Atölye Sahnesi “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz” ile Bursa’da

sıla tank

“Tiyatro Bir Direnç Alanıdır”: Dünya Tiyatro Günü’nden Güçlü Mesaj

sıla tank

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Privacy & Cookies Policy