Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Vakfı (TFRM) Başkanı Prof. Dr. Gürkan Bozdağ, halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen endometriozis hastalığına dair önemli açıklamalarda bulundu. Toplumdaki yanlış inanışların hastalığın sessizce ilerlemesine yol açtığını belirten Bozdağ, şiddetli adet ağrısının bir “kader” olmadığını, aksine bir hastalığın habercisi olabileceğini vurguladı. Bozdağ, günlük yaşamı kısıtlayan ağrıların mutlaka uzmanlarca değerlendirilmesi gerektiği uyarısını yaptı.
Mart Ayı Endometriozis Farkındalık Ayı: “Ağrı Sizin Kaderiniz Değil”
Dünya genelinde her 10 kadından 1’ini etkileyen ve halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen endometriozis, Mart ayı boyunca süren farkındalık etkinlikleriyle mercek altına alınıyor. TFRM Başkanı Prof. Dr. Gürkan Bozdağ, hastalığın teşhisindeki en büyük engelin toplumsal önyargılar olduğunu vurguladı.

Çikolata Kistinde ‘Sessiz’ Tehlike: Tanı Koymak 10 Yıl Sürebiliyor!
Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Vakfı (TFRM) Başkanı Prof. Dr. Gürkan Bozdağ, her 10 kadından 1’ini etkileyen endometriozis hastalığına karşı hayati uyarılarda bulundu. Bozdağ, toplumdaki “ağrı normaldir” algısının, tedaviyi yıllarca geciktirdiğine dikkat çekti.
Tanıda Büyük Gecikme: 7-10 Yıl
Dünya genelinde tanı süresinin ortalama 7 ile 10 yıl arasında değiştiğini belirten Prof. Dr. Bozdağ, bu gecikmenin en büyük nedeninin şiddetli adet ağrılarının “normal” kabul edilmesi olduğunu vurguladı. Bu yanlış algı, kadınların hekime başvurmasını engelleyerek hastalığın sessizce ilerlemesine neden oluyor.
Teşhiste Yeni Dönem: Yapay Zekâ Destekli Görüntüleme
Gelişen teknolojinin tanı sürecinde çığır açabileceğini belirten Bozdağ, yapay zekânın rolüne değindi:
-
Hassas Analiz: Yapay zekâ; MR ve ultrason görüntülerinde insan gözünün kaçırabileceği ince bulguları hızla analiz edebiliyor.
-
Hekim Desteği: Bozdağ, yapay zekânın tek başına tanı koymadığını, ancak hekim deneyimini güçlendiren stratejik bir yardımcı olduğunu ifade etti.
Çok Faktörlü Yapı: Bağışıklık ve Çevre
Hastalığın tek bir nedene bağlı olmadığını belirten Bozdağ, şu noktalara işaret etti:
-
Bağışıklık Sistemi: Hastalığın doğrudan nedeni olmasa da sürecin önemli bir parçası.
-
Çevresel Riskler: Hormon bozucu kimyasallar ve mikroplastiklerin etkisi üzerine çalışmalar sürse de henüz kesin bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlanmış değil.
-
Doğurganlık Yanılgısı: Endometriozis tanısı her zaman kısırlık (infertilite) anlamına gelmiyor; birçok hasta kendiliğinden gebe kalabiliyor.
Sadece Fiziksel Değil, Psikolojik Bir Yük
Kronik ağrının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü vurgulayan Bozdağ, sürekli ağrıyla yaşamanın özgüven kaybı ve sosyal geri çekilme gibi psikolojik sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Okula veya işe gitmeyi engelleyen, ağrı kesicilere yanıt vermeyen sancıların mutlaka tıbbi bir değerlendirme gerektirdiğini yineledi.
Sembolü “Sarı Kurdele”
Hastalığın görünmezliğini kırmak için sarı kurdele sembolünün önemine değinen Prof. Dr. Bozdağ, toplumun bilinçlenmesi ve hasta hikâyelerinin daha fazla paylaşılması gerektiğini söyleyerek sözlerini noktaladı: “Şiddetli adet ağrısı kader değildir, bir hastalığın habercisidir.”
26 Mart 18.10