Türkiye genelinde son haftalarda etkili olan yağışlar, kuraklıkla mücadele eden göllere, barajlara ve havzalara büyük katkı sağladı. Kuruyan su kaynakları yeniden dolarken, bazı bölgelerde uzun süredir devam eden su kıtlığı hissedilir ölçüde azaldı. Yetkililer ve uzmanlar, bu artışın su yönetimi ve tarımsal üretim açısından önemli bir nefes olduğunu belirtiyor.
1. Sapanca Gölü yeniden yükselişte

Marmara Bölgesi’nin kritik su kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü, yılın başında tarihinin en düşük seviyelerinden birini yaşamıştı. Şubat ve mart aylarında etkili olan yağışlar ve gölü besleyen alternatif su kaynakları sayesinde seviye artışı gözlemlendi. Bu yükseliş, Sakarya ve Kocaeli’nin içme suyu ihtiyacının kesintisiz karşılanması açısından büyük önem taşıyor. Göl çevresinde yürütülen altyapı ve taşkın önleme çalışmaları da suyun kayıpsız şekilde havzaya ulaşmasını sağladı.
2. Van Gölü havzasında toparlanma

Doğu Anadolu’daki Van Gölü Havzası, geçen yıl yaşanan ciddi kuraklık nedeniyle kritik seviyelere gerilemişti. Ancak son dönemde artan kar ve yağmur suları, göl ve çevresindeki akarsuların yeniden canlanmasını sağladı. Kuruyan dereler ve göl kıyıları, yağışların etkisiyle yeniden suyla buluştu. Uzmanlar, Van Gölü’nün kış ve bahar yağışlarıyla birlikte eski su seviyelerine dönmesinin, ekosistem ve balıkçılık açısından büyük bir rahatlama sağlayacağını vurguluyor.
3. Gölköy Barajı tam kapasiteye ulaştı

Bolu’nun içme suyu ihtiyacını karşılayan Gölköy Barajı, kar erimeleri ve son yağışların etkisiyle yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Toplam 24 milyon metreküp kapasiteye sahip baraj, Mudurnu ve Abant Deresi’nden besleniyor. Şehrin içme suyu arzı açısından kritik öneme sahip bu baraj, özellikle yaz ayları öncesinde su kesintisi riskini azaltıyor.
4. Kızılırmak debisi yükseldi

Yağışlar ve kar suları, Türkiye’nin en uzun nehri Kızılırmak’ın debisini de artırdı. Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde 15. yüzyılda inşa edilen Şahruh Köprüsü’nün 8 kemeri yeniden suyla doldu. Debideki artış, hem tarihi yapının eski görkemine kavuşmasını sağladı hem de bölgede tarımsal sulama için su seviyesinin yükselmesine olanak tanıdı.
5. Tuzla Palas Gölü alanı genişledi

Tuzla Palas Gölü, 41 yıl sonra yeniden yaklaşık 30 kilometrekarelik alanına ulaştı. Kar ve yağmur sularının birleşimi, gölün eski hacmine yaklaşmasını sağladı. Gölün genişlemesi, bölge halkı için hem doğal güzellik hem de tarım ve hayvancılık açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
6. Gülbahar Baraj Gölü yeniden doldu

Bingöl’de 1996–2003 yılları arasında inşa edilen Gülbahar Baraj Gölü, geçen yıl kuraklık ve bilinçsiz sulama nedeniyle büyük oranda su kaybetmişti. Ancak kış boyunca düşen kar ve yağmur sayesinde su seviyesi yükseldi. Gölün eski görünümüne kavuşması, hem bölgenin ekosistemi hem de tarımsal sulama faaliyetleri için kritik önem taşıyor.
7. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi verileri umut verdi

İstanbul’da barajlar kasım ve aralık aylarında kritik seviyelere düşmüş, bazıları yüzde 20’nin altına gerilemişti. Son yağışlar ve kar erimeleri sayesinde baraj dolulukları yavaş yavaş artıyor. 12 Ocak’ta ortalama doluluk yüzde 22 civarındayken, son verilere göre yüzde 54’ü geçti. Istrancalar Barajı doluluk oranı yüzde 94’e ulaşırken, Pabuçdere Barajı hâlâ daha düşük seviyelerde seyretti.
Uzmanlar, yağışların su kaynaklarına önemli katkı sağladığını ancak kuraklık riskinin tamamen ortadan kalkmadığını, sürdürülebilir su kullanımı ve tasarrufun öneminin hâlâ devam ettiğini belirtiyor.
30 Mart/17.20