Mayıs 31, 2026
Sağlık

Dünya Otizm Farkındalık Günü: Erken tanı ve destek hayati önem taşıyor

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Memorial Ankara Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzman Klinik Psikolog Eda Atay, güncel verilere göre her 31 çocuktan birini etkileyen Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ve erken teşhisin önemi hakkında bilgiler paylaştı.

‘Otizm Hastalık Değil, Nörogelişimsel Bir Farklılıktır’ Otizmin doğuştan gelen gelişimsel bir farklılık olduğunu belirten Atay, bu durumun sosyal iletişimde zorlanma ve tekrarlayan davranışlarla kendini gösterdiğini ifade etti. Tanımdaki “spektrum” kelimesinin, belirtilerin her bireyde farklı biçimlerde ve şiddette ortaya çıkabileceğini gösterdiğini söyleyen Atay, bu sebeple her otizmli bireyin ihtiyacının ve gelişim özelliğinin farklı olduğunun altını çizdi.

Belirtiler Erken Dönemde Başlıyor Otizmin ilk sinyallerinin genellikle yaşamın ilk 2-3 yılında fark edildiğini aktaran Atay, ortalama tanı yaşı 3,5 olsa da ebeveynlerin çocuk henüz 1 yaşına gelmeden farklılıkları sezebildiğini vurguladı. Toplumdaki “3 yaşına kadar bekleyelim” veya “doktor için henüz erken” gibi düşüncelerin yanlış olduğunu ve süreci olumsuz etkilediğini belirten Atay, eğitime 18 aylıkken başlayan çocuklarla 27 aylıkken başlayanlar arasında gelişim açısından çok büyük farklar bulunduğunu kaydetti.

Dikkat edilmesi gereken temel belirtiler ise şu şekilde sıralandı:

  • İsmine tepki vermeme

  • Göz teması kurmaktan kaçınma

  • Konuşmada gecikme yaşama veya gerileme

  • Kendi yaşıtlarına karşı ilgisizlik

  • Sürekli tekrarlayan hareketler sergileme

  • Rutinlerin değişmesine karşı aşırı tepki gösterme

Bu belirtilerin gözlemlenmesi halinde vakit kaybetmeden uzman görüşü alınmasının hayati olduğunu söyleyen Atay, otizmin yaşam boyu sürmesine karşın erken müdahale ile gelişimde büyük adımlar atılabileceğini vurguladı.

Bilimsel Yöntemler ve Eğitimin Rolü Otizmin kesin nedeninin bilinmediğini, ancak en güçlü faktörün genetik yatkınlık olduğunu belirten Atay; gebelik ve doğum koşulları ile çeşitli çevresel etkenlerin de risk oluşturabileceğini ekledi. Beynin erken yaşlardaki esnek yapısı sayesinde doğru destekle bireylerin dil, sosyal ve günlük yaşam becerilerinin güçlenebildiğini; bu süreçte davranış temelli yaklaşımlar (ABA), Denver Modeli ve DIR/Floortime gibi bilimsel temelli, kişiye özel ve çok disiplinli eğitim programlarının şart olduğunu söyledi.

Sürecin Merkezinde Aile Var Otizm teşhisinin sadece çocuğu değil tüm aileyi ilgilendirdiğini dile getiren Atay, en mühim adımın durumu kabullenmek olduğunu belirtti. Ailenin evde yürüteceği destekleyici uygulamaların ve ebeveyn eğitiminin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Atay, erken yaşta başlanan oyunlar, grup terapileri ve rol yapma çalışmalarıyla sosyal becerilerin ciddi oranda artırılabildiğini ifade etti.

Son olarak Nisan ayının tüm dünyada Otizm Farkındalık Ayı, 2 Nisan’ın ise Dünya Otizm Farkındalık Günü olduğunu hatırlatan Atay; sembol rengi mavi olan bu farkındalık hareketi kapsamında otizmli bireyleri değiştirmeye çabalamak yerine onları anlamanın ve desteklemenin hem toplum hem de birey adına en doğru yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak:https://www.sondakika.com/saglik/haber-dunya-otizm-farkindalik-gunu-19709015/

2 Nisan 15.50

Related posts

Vücudu Rahatlatan Muhteşem İkili: Magnezyum ve Potasyumun Gücü

rabia kunarci

Yolcu gemisinde norovirüs alarmı: Fransa harekete geçti

rabia kunarci

Her Gece 11 Dakika Fazla Uyku Kalp Sağlığını Koruyabilir

rabia kunarci

1 Yorum

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Privacy & Cookies Policy