Güncel bir araştırmaya göre; 8 ile 9 saat arasında uyumak, sade ve sağlıklı bir yaşam tarzıyla desteklendiğinde kalp krizi riskini yarıdan fazla azaltıyor.
Yapılan bir çalışmaya göre; geceleri 8-9 saat aralığında uyumak, sade ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla desteklendiğinde kalp krizi geçirme ihtimalini yarı yarıya düşürebiliyor.
Independent Türkçe kaynaklı habere göre; söz konusu yeni araştırma, yeterli uykunun beraberinde günlük 42 dakikalık orta veya yüksek tempolu egzersiz yapmanın ve dengeli bir diyet benimsemenin riskleri ciddi oranda aşağı çekebileceğini gösteriyor. Öyle ki, gece uykusuna eklenecek 11 dakika, 4,5 dakikalık tempolu bir yürüyüş ve günlük çeyrek fincanlık sebze tüketimi dahi kalp damar hastalıkları riskini yüzde 10 oranında azaltabiliyor.
Orta ve yüksek tempolu fiziksel aktiviteler arasında merdiven inip çıkmak, pazar poşeti taşımak ya da hızlı adımlarla yürümek gibi sıradan günlük işler yer alabiliyor.
Araştırmanın Yöntemi ve Beslenme Kriterleri
Uzmanlar, akıllı saat benzeri teknolojik cihazlardan sağlanan veriler ışığında katılımcıların uyku ve egzersiz düzenlerini mercek altına aldı. Beslenme alışkanlıkları ise, uzmanlara bir beslenme kalite skoru çıkarma imkanı veren standart bir gıda tüketim sıklığı anketi üzerinden ölçüldü.
Yüksek kaliteli bir beslenme rutininin; daha fazla sebze, meyve, balık, süt ürünü, tam tahıl ve bitkisel yağ tüketimini kapsarken; rafine tahıl, işlenmiş et, işlenmemiş kırmızı et ve şekerli içeceklerin ise daha az tüketilmesini gerektirdiği ifade edildi.
European Journal of Preventive Cardiology dergisinde yayımlanan bu bilimsel çalışma; Şili, Brezilya ve Avustralya’dan bilim insanlarının, Biobank araştırmasında yer alan 53 bini aşkın orta yaşlı bireyin verilerini analiz etmesiyle gerçekleştirildi. Uzman heyeti araştırmada, 2006 ile 2010 yılları arasında 40-69 yaş grubundaki 502 bin 629 yetişkini kapsayan bir kohort çalışması olan UK Biobank’ın alt verilerinden yararlandı.
Ufak Değişiklikler Büyük Önem Taşıyor
Araştırmanın baş yazarı ve Sidney Üniversitesi araştırma görevlisi Dr. Nicholas Koemel konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Yaşamımızın çeşitli alanlarında atacağımız ufak adımların, kalp damar sağlığımız üzerinde beklenmedik ölçüde güçlü ve olumlu sonuçlar doğurabileceğini kanıtlıyoruz. Bu oldukça sevindirici bir gelişme; zira tek bir alışkanlığı baştan aşağı değiştirmeye çabalamaktansa, birkaç ufak değişikliği aynı anda hayata geçirmek pek çok insan adına daha kolay ve sürdürülebilir bir amaç. Günlük yaşantımızda yapacağımız en ufak yenilikler bile kalp sağlığına fayda sağlamakla kalmayıp, ilerleyen dönemlerde daha büyük adımlar atmak için zemin hazırlayacaktır. Herkesi, gözlerine ne kadar ufak görünürse görünsün, günlük alışkanlıklarında bir veya iki ufak yenilik yapmanın değerini küçümsememeye davet ediyorum.”
Çalışmanın kıdemli yazarı Prof. Emmanuel Stamatakis ise şunları kaydetti:
“Elde ettiğimiz bu veriler ışığında, bireylerin pozitif yaşam tarzı adımları atmalarına ve kalıcı sağlıklı alışkanlıklar kazanmalarına destek olacak yeni dijital uygulamalar tasarlamayı hedefliyoruz. Bu süreçte, uygulamaların kullanıcı dostu olmasını sağlamak ve hepimizin günlük rutinlerini değiştirirken yüzleştiği zorlukları aşmak amacıyla toplumun farklı kesimleriyle ortaklaşa çalışacağız.”
Araştırma makalesinde, çalışmanın gözlemsel bir nitelik taşıması sebebiyle, yaşam tarzı seçimleri ile kalp damar hastalıkları riski arasında kesin bir sebep-sonuç bağı kurulamayacağının altı çiziliyor. Bilim insanları, elde edilen bulguların kesin olarak doğrulanabilmesi adına müdahaleli klinik deneylerin yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.
5 Nisan 12.00