Peterborough’da ikamet eden 19 yaşındaki Ella-Louise Moroney, yaşadığı yoğun baş ağrıları sebebiyle birçok kez hastaneye başvursa da her defasında kendisine ağrı kesici verilerek geri gönderildi. En sonunda annesinin baskısı üzerine gerçekleştirilen tarama, genç kızın beyninde ölümcül bir tümör bulunduğunu gün yüzüne çıkardı. Yaşamak için sadece birkaç haftası kaldığı belirtilen genç kız, şu an tıp literatüründe ender rastlanan bir kanser türüne karşı hayatta kalma savaşı veriyor.
Akranları gibi geleceğe dair umutlar beslemesi ve ömrünün en güzel çağlarını ailesi ve dostlarıyla birlikte yaşaması beklenen 19 yaşındaki Ella-Louise Moroney, hekimlerin az kalsın atlayacağı sarsıcı bir teşhisle yüzleşmek zorunda kaldı.

Genç kıza henüz bir ay evvel agresif bir beyin tümörü tanısı kondu ve acil olarak ameliyata alınmadığı takdirde yalnızca birkaç haftalık ömrü kaldığı bildirildi. Ne var ki, bu teşhise varan süreç hiç de kolay olmadı.

TANI AŞAMASINDAKİ İHMALLER DİZİSİ
Tanı konulmadan evvel iki ay süresince geçmeyen migren ağrıları çeken Moroney, iki farklı kez hastaneye başvurmasına karşın her seferinde ağrı kesiciler ve muhtelif ilaçlar verilerek evine yollandı.

Hastalık sürecinden bahseden Moroney, ocak ayının sonlarındaki ilk hastane ziyaretinde kendisine yalnızca migren ilacı verildiğini, takip eden pazar günü yeniden başvurduğunda ise farklı ağrı kesicilerle evine gönderildiğini ifade etti.

Durumun vahameti, Moroney’nin evinde birdenbire rahatsızlanmasıyla gözler önüne serildi. Hiçbir şey yiyemeyen ve aniden zihin bulanıklığı yaşamaya başlayan genç kız, annesinin “yolunda gitmeyen bir şeyler var” şeklindeki uyarısı üzerine yeniden hastanenin yolunu tuttu. Ancak öne sürülenlere göre doktorlar, onu üçüncü defa evine yollamaya hazırlanıyordu.

TÜMÖR TESPİT EDİLDİKTEN SONRA DAHİ EVE YOLLAMAK İSTEDİLER
Hastanede triyaj bölümüne alınan ve kusmaya başlayan Moroney için kırılma noktası, annesinin tarama yapılması yönündeki şiddetli ısrarı oldu. Gerçekleştirilen BT taraması neticesinde beyninde bir tümör yer aldığı saptandı.

İşin asıl şaşırtıcı tarafı ise, tümörün varlığı bilinmesine rağmen sağlık personelinin onu halen taburcu etmeye uğraşmasıydı. Moroney o dakikaları, “Annem kararlı bir tavırla ‘Hayır, eve dönmüyor’ diyerek hastaneye yatırılmamı sağladı” ifadeleriyle aktardı.

Ardından Cambridge’de bulunan Addenbrooke’s Hastanesi’ne nakledilen genç kıza o kötü haber burada verildi: Tümör derhal alınmadığı takdirde bir ay içerisinde yaşamını yitirecekti. 17 Şubat tarihinde gerçekleştirilen başarılı bir ameliyatla tümörün büyük bir bölümü temizlendi.

TIP CAMİASINI ŞAŞIRTAN ENDER KANSER TÜRÜ
Cerrahi müdahalenin ardından gerçekleştirilen biyopsi işlemi, tablonun öngörülenden çok daha karmaşık olduğunu gözler önüne serdi. Moroney’e, çoğunlukla 5 yaşından küçük çocuklarda ortaya çıkan ve yetişkin bireylerde karşılaşılması son derece nadir olan 4. Evre Atipik Teratoid/Rhabdoid Tümör (AT/RT) tanısı kondu.

Kendi yaş aralığında bu rahatsızlığa ilişkin oldukça kısıtlı vaka kaydı bulunduğundan, tedavi süreci de aynı oranda belirsiz bir hale büründü.
Moroney, “Hem danışmanım hem de onkoloğum, meslek hayatları süresince benim yaş grubumdaki bir hastada bu tümöre hiç rastlamadıklarını belirttiler. Üzerinde yeterince araştırma yapılmamış bir durumu kabullenmek mecburiyetinde bırakılmak gerçekten çok güç” ifadelerini kullandı.

GELECEĞE DAİR UMUDUNU YİTİRMİYOR
Hastalığın bedensel yansımalarıyla başa çıkmaya çalışan Moroney, operasyonun ardından migren ağrılarının sona erdiğini, ancak yürümekte zorluk çektiğini ve dizlerinde yoğun sancılar hissettiğini dile getirdi.

İleride anne olma şansını güvence altına almak maksadıyla tedaviye başlanmadan evvel yumurtalarını donduran genç kız, nisan ayının başlarında Londra’da bulunan UCL Hastanesi’nde kapsamlı bir kemoterapi ve radyoterapi sürecine başlayacak.

Yaşadığı tüm bu güçlüklere karşın iyimser tutumunu sürdürmeye çabalayan Moroney, “Elimden geldiği kadar bu durumu espriye vurmaya çalışıyorum, zira başka türlü yapabileceğim bir şey yok. Hekimlerin ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarının farkındayım” ifadeleriyle dayanıklılığını gözler önüne serdi.

YARDIM KAMPANYASI HAYATA GEÇİRİLDİ
Moroney’nin ailesi ise bir taraftan hastalık süreciyle baş etmeye çabalarken, diğer taraftan da giderek artan masraflarla mücadele veriyor. Kız kardeşi Deanne Moroney; tıbbi ekipmanlar, tekerlekli sandalye ve Londra’daki tedavi randevuları için gerekli olan ulaşım giderlerini karşılayabilmek maksadıyla bir destek kampanyası başlattı.

9.000 sterlinlik bir hedefle başlatılan kampanya, bir yandan finansal destek sunmayı diğer yandan da beyin kanserine dair farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Aile, bugüne dek gösterilen desteklerden ötürü şükran duyduklarını dile getirdi.
16 Nisan 21.10