Gerçekleştirilen değerlendirmelere göre, 80 yaşındaki Linda Kelly’nin form durumu 50’li yaşlarındaki çoğu insanı geride bırakıyor. Kendisi bu seviyeye zorlayıcı antrenmanlar veya katı bir yaşam tarzı uygulayarak değil; senelerdir vazgeçmediği yürüyüşleri, aktif kalmaya özen göstermesi ve istikrarlı günlük rutinleri sayesinde ulaştı.
Dışarıdan bakıldığında 80 yaşındaki Linda Kelly, standart bir emekli izlenimi verebilir. Ne var ki yapılan sağlık taramaları, onun fiziksel form düzeyinin akranlarını büyük ölçüde aştığını kanıtladı. Kelly’nin kalp ve damar performansı, 50’li ve bazı kriterlere göre 60’lı yaşlarındaki pek çok insana denk bir seviyede ölçüldü. Dahası bu sonucu getiren etken, alışılmışın dışında bir idman planı değil; uzun seneler içinde kazanılmış ufak fakat sürekli hareket etme pratikleri oldu.

Linda Kelly, gençlik yıllarından itibaren aktif kalmaktan her zaman keyif aldığını ifade ediyor. Okul dönemindeki beden eğitimi dersleri, voleybol ve koşu, onun günlük yaşantısının olağan birer parçasıydı. Zamanla iş ve ailevi yükümlülükleri çoğalsa bile fiziksel aktivitelerden asla vazgeçmedi. İkiz çocuklarını bebek arabasında gezdirirken uzun mesafeli yürüyüşlere çıktı ve evine kurduğu sade bir kondisyon bisikleti sistemi sayesinde pedal çevirmeyi sürdürdü. Kelly’nin bakış açısına göre iyi bir formda olmanın asıl sırrı, kendini bir spor salonuna hapsetmekte değil; gün içerisinde fırsat buldukça hareket halinde kalmakta yatıyor.

Öğretmenlik yaptığı yıllarda da masasında uzun saatler geçirmekten hoşlanmıyordu. Sınıf içerisinde öğrencileriyle doğrudan iletişimde bulunmayı seçtiği için gününün tamamını ayakta geçiriyordu. Bu durum, hiç fark etmeden günlük fiziksel aktivite düzeyini yukarı çekti. Linda Kelly, tüm yaşamı boyunca ‘hareket etmenin zevki’ felsefesini benimsediğini dile getiriyor. Onun bakış açısına göre, bir kişinin aktif kalabilmesi adına profesyonel bir sporcu olmasına veya üstün yetenekler barındırmasına gerek yok; asıl mühim olan husus, bedenin izin verdiği kapasiteyi istikrarlı bir biçimde değerlendirebilmektir

Kelly’nin bu kadar ilgi odağı olmasının temel sebebi ise elde ettiği VO₂ max değeridir. Egzersiz esnasında bedenin oksijen kullanabilme kapasitesini yansıtan VO₂ max, bu alandaki en mühim göstergelerden biri sayılmaktadır. Bu oranın yüksekliği, kalp-damar ve solunum sistemlerinin performansının da bir o kadar güçlü olduğu anlamına gelir. Kardiyolog olan oğlu Dr. Jake Kelly’nin gerçekleştirdiği testlerde, Linda Kelly’nin VO₂ max oranı 30,7 ml/kg/dk şeklinde tespit edilmiştir. Elde edilen bu rakam, kendi yaş kategorisi için oldukça üst düzey bir seviye olarak değerlendirilmektedir.

“Uzmanlar, bu oranın pek çok orta yaşlı kadın adına bile oldukça başarılı bir neticeye işaret ettiğini belirtiyor. Zira yaşın ilerlemesiyle birlikte VO₂ max değerinde istikrarlı bir düşüş yaşanması olağan bir durumdur. Bilhassa 80’li yaşlara gelindiğinde bu ölçümün çok daha düşük seviyelerde seyretmesine sıklıkla rastlanır. Linda Kelly’nin elde ettiği neticeyi bu denli çarpıcı kılan nokta da tam olarak budur. Oğlu Jake Kelly’nin değerlendirmesine göre ortaya çıkan bu tablo, yalnızca yüksek bir form durumuna değil; aynı zamanda vücudun seneler boyu direncini kaybetmediğine ve kişinin gündelik hayatın getirdiği yükleri çok daha kolay bir şekilde sırtlayabildiğine işaret ediyor.

Günümüzde 80 yaşına ulaşan Linda Kelly, halen son derece dinamik bir yaşantıya sahip. Vaktinin bir kısmını Alaska’da, bir kısmını ise Teksas kırsalında geçiriyor. Yaşadığı yerlerde kendi ev işleriyle bizzat meşgul oluyor, bahçe bakımı yapıyor, köy yollarında koşuya çıkıyor veya bisiklet sürüyor. Eşiyle beraber sıkça seyahat ettiklerini belirten Kelly, ziyaret ettikleri bölgelerde otelde konaklamak yerine çoğunlukla ev kiralayıp yöre halkının yaşamına dahil olmayı seçtiklerini ifade ediyor. Sahip olduğu bu yaşam biçimi de onun daima aktif kalmasını sağlıyor.

Kelly’nin sabah alışkanlıkları da son derece yalın bir yapıya sahip. Günlerine, yogadan ilham alan fakat geleneksel yoga ritminden daha tempolu ilerleyen dinamik bir hareket serisiyle adım atıyor. Ortalama 20 ile 30 dakika aralığında tamamlanan bu program, geniş bir mekana veya herhangi bir alete gereksinim duymuyor. Çeşitli duruş biçimlerinden ve zıt yönlü egzersizlerden meydana gelen bu sürecin bitiminde; esnekliğinin arttığını, gevşediğini ve vücudundaki ağrıların hafiflediğini ifade ediyor. Bilhassa ilerleyen yaşla birlikte baş gösteren eklem tutulmaları ile sertlik hissiyatının da bu yöntem sayesinde gerilediğinin altını çiziyor.

Günün ilerleyen saatlerinde yürüyüş yapmak, onun en büyük vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. 13 yaşındaki köpeği eşliğinde her gün düzenli olarak yürüyüşe çıkıyor. Bununla birlikte sosyal yaşamında da aktifliğini sürdürüyor. Alaska’dayken bir yürüyüş ekibine dahil oluyor; kış mevsiminde ise haftada üç ila dört gün su aerobiğine katılıyor. Bilimsel araştırmalar sosyal ilişkilerin uzun bir ömürle olan bağlantısına işaret ederken, Linda Kelly’nin yaşantısı da bu durumun somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Gerek insanlarla sosyalleşmek gerekse fiziksel açıdan aktif kalmak, onun yaşam enerjisini muhafaza etmesinde büyük rol oynuyor.

Linda Kelly’nin düşüncesine göre egzersiz yapmak, bir tür ceza veya mecburi bir vazife şeklinde algılanmamalıdır. Koşu bandında uzun zaman harcamaktan keyif almadığını net bir şekilde ifade ediyor. Kendisinin benimsediği yöntem çok daha uygulanabilir nitelikte: Dışarıya çıkıp sadece 10 dakika yürümek dahi hiçbir şey yapmamaktan daha faydalıdır. Oğlu Dr. Jake Kelly de annesinin bu hayat tarzından herkesin payına düşen bir ders çıkarabileceği görüşünü savunuyor. Onun değerlendirmesine göre sağlıklı bir kalbin temeli, her gün düzenli olarak adım atmaya dayanıyor. Akabinde yürüyüş hızını bir miktar yükseltmek ve kişiyi hafifçe yoran ancak sohbet etmesine mani olmayan bir tempoyla ilerlemek, oldukça büyük bir fark oluşturabiliyor.

Uzmanların tavsiyelerine göre, yürüyüşlere eklenecek kısa süreli hızlanmalar ve temel kuvvet egzersizleri sağlanan faydayı daha da pekiştiriyor. Fakat bu noktadaki en hayati detay, kusursuz antrenman planlarından ziyade istikrardır. Linda Kelly’nin öyküsü de tam olarak bu gerçeğe işaret ediyor: Seneler boyu her gün bir miktar hareket etmek, zaman içerisinde muazzam bir kazanıma evriliyor. Özetle, uzun bir ömrün sırrı her koşulda maliyetli yöntemlerde veya son derece katı programlarda aranmamalı; asıl sır yürümek, aktif kalmak ve bu rutini on yıllar boyunca devam ettirebilmekte yatıyor.
23 Nisan 17.20