Mayıs 31, 2026
Sağlık

Doğala Aykırı Ama Yaygın: Kadınlar Neden Sırtüstü Doğum Yapıyor?

Binlerce yıl boyunca dik bir duruşla gerçekleştirilen doğum eylemi, geride bıraktığımız 300 yıllık süreçte klinik bir “hasta” profiline dönüştü. Bilimsel çalışmalar dik pozisyonun pelvisi 2,5 santimetre büyüterek doğumu hızlandırdığını gösterirken; sırtüstü doğum uygulamasının kökeninde Fransa Kralı XIV. Louis’nin “seyretme arzusu” olduğuna yönelik çarpıcı söylentiler hâlâ geçerliliğini koruyor.

Binlerce yıl boyunca dünya genelinde kadınlar; tıpkı Kleopatra gibi diz çökerek, özel tabureler ile sandalyelerden faydalanarak ya da çömelme pozisyonu alarak dik bir şekilde doğum gerçekleştiriyordu.

Esasında çömelme hareketi pelvisin çapını asgari 2,5 santimetre büyüterek yerçekiminin de yardımıyla doğum sürecini oldukça kolaylaştırıyor. O halde günümüzde neden pek çok kadın doğumu sırtüstü uzanarak gerçekleştiriyor?

Annelerin doğum süreçlerini nasıl yönlendirebileceğine dair pek çok kitabın yazarı ve İngiltere’deki Aktif Doğum Merkezi’nin kurucusu olan Janet Balaskas’a göre, hem sağlık çalışanları hem de anne adayları arasında doğumun fizyolojisine dair genel bir bilgi eksikliği bulunuyor.

Balaskas, 1982 yılında merkezinin dayanak noktası olan bir “aktif doğum manifestosu” kaleme almıştı. Bu manifestoda, “Binlerce yıl boyunca dünya çapında kadınlar içgüdüsel olarak çömelerek ya da dik pozisyonlarda doğum eylemini gerçekleştirdiler” ifadeleri yer alıyor. Ayrıca, “Hangi kültür veya ırk olursa olsun… yaygın olan yöntem bu dik doğum pozisyonuydu” deniliyor.

Balaskas, Sanayi Devrimi’nin ardından birçok ülkede kadınların hastanelerde yatarak doğum yapmaya başladığını belirtiyor. Bu yöntemin mantık dışı olduğunu, doğumu lüzumsuz yere masraflı ve karmaşık bir hale getirdiğini savunarak, “Doğal işleyen bir süreci tıbbi bir müdahaleye, anneyi ise edilgen bir hastaya çeviriyor” şeklinde konuşuyor ve ekliyor: “Diğer hiçbir canlı türü, böylesi hayati bir anda bu kadar dezavantajlı bir duruşu tercih etmez.”

Farklı uzmanlar da bu görüşü destekliyor. Avustralya’da bulunan Batı Sidney Üniversitesi’nden Kadın Doğum Profesörü Hannah Dahlen, 2013 yılında The Conversation‘da yayımlanan makalesinde, “Gerçekte, yatar pozisyonda doğum yapmak oldukça yeni bir kavram” ifadelerini kullandı.

Hamilelik “Hastalığı”

Kadınların büyük oranda sırtüstü uzanarak doğum yapması yaklaşık 300-400 yıllık bir geçmişe sahip. Bu durumun müsebbibinin François Mauriceau isminde bir Fransız olduğu düşünülüyor. Mauriceau, uzanma pozisyonunun sadece anne adayı için değil, doğumu gerçekleştiren erkek hekim için de daha pratik bir seçenek olduğunu iddia ediyordu. Nitekim o dönemde doğumlarda ebelerin yerini erkek doktorların alması yönünde bir akım çoktan başlamıştı.

Hamilelik sürecini bir hastalık gibi değerlendiren Mauriceau, 1668 yılında yazdığı “Gebelik ve Doğum Sonrası Kadınların Hastalıkları” başlıklı eserinde şu tavsiyede bulunuyordu: “En emniyetli ve ideal usul, kadının doğumu kendi yatağında gerçekleştirmesidir. Bu sayede işlem sonrası yatağa taşınma eziyetinden ve zorluğundan kurtulunmuş olunur.”

Buna karşın kimi akademisyenler, doğum duruşundaki bu değişimin Mauriceau’nun çağdaşı olan bir diğer Fransız’a, Kral XIV. Louis‘ye dayandığını ileri sürüyor. ABD’nin Maryland eyaletinde yer alan McDaniel Koleji’nden Sosyoloji Profesörü Lauren Dundes, 1987 yılında doğum pozisyonlarının gelişimi hakkında kaleme aldığı makalede, “Söylentilere göre XIV. Louis kadınların doğum anını seyretmekten keyif alıyordu. Doğumun bir sandalyede yapılması görüş açısını daralttığı için bundan hoşnutsuz oldu ve yatay pozisyonu teşvik etti” şeklinde yazdı.

Profesör Dundes ayrıca, “Kralın bu tavrının ne denli etkili olduğu kesin olmasa da, kraliyet mensuplarının alışkanlıklarının halk üzerinde belli bir etki yaratmış olması olasıdır” diyerek şunları ekliyor: “XIV. Louis’nin talep ettiği öne sürülen bu yenilik, pozisyon değişikliğinin yaşandığı dönemle paralellik gösteriyor ve büyük ihtimalle bu geçişi tetikleyen faktörlerden biriydi.”

Sırtüstü pozisyonun kökeni neye dayanırsa dayansın, bu alışkanlık yerleşti ve kadınların doğum tecrübelerini olumsuz yönde etkiledi. Bu konuda Balaskas, “Doğumu evde gerçekleştirmek gibi doğal yolları tercih eden kadınların alternatifleri daralırken, doğum eylemi kurumsal bir yapıya büründü” yorumunu yapıyor.

Bilimsel Veriler

Binlerce yıl boyunca kadınların doğumu dik bir şekilde gerçekleştirmesinin ana sebebi oldukça net: Yerçekimi.

Bebeklerin doğum kanalı boyunca aşağı inmesi gereklidir ve yerçekimi bu ilerlemeyi destekler. Müdahale edilmediğinde, kadınların sancı esnasında içgüdüsel bir şekilde geriye yaslanmak yerine öne eğildikleri; dizleri ve elleri üzerinde durma, çömelme ya da alçak bir eşyaya tutunma gibi duruşları benimsedikleri saptanmıştır.

2013 yılında 5.200’ü aşkın kadını içeren 25 farklı araştırmanın incelendiği bir çalışmada, yatakta uzanmak yerine hareketli ve dik duruşları tercih edenlerde sezaryen riskinin düştüğü, daha az ağrı kesiciye ihtiyaç duyulduğu ve bebeklerin yenidoğan yoğun bakımına alınma oranlarının azaldığı tespit edildi. Aynı raporda, yüksek risk taşıyan gebeler için ek araştırmalara gereksinim olduğu da belirtildi. Öte yandan, bazı çalışmalar dik pozisyonlardaki doğumlarda kan kaybının daha yüksek olabildiğini gösterdi.

Dik bir şekilde doğurmanın doğum sancılarını kısalttığı da belirlendi. Dahlen 2013 yılında, “Doğumu dik pozisyonda gerçekleştirmenin bebek ve anne için çeşitli faydaları bulunuyor” şeklinde bir değerlendirme yaptı. Dahlen bu yararları; daha verimli kasılmalar, daha az hissedilen acı, doğum maşasına duyulan ihtiyacın azalması ve epizyotomi oranlarının düşmesi olarak sıraladı. Ek olarak, rahim aort damarına baskı yapmadığı için anne karnındaki bebeğin çok daha iyi oksijenlenmesi sağlanıyor.

Dahlen ile meslektaşları 2011 yılında, bulunulan ortamın kadınların tercih ettiği doğum pozisyonu üzerinde bir etkisi olup olmadığını inceleyen bir araştırma yürüttü. Çalışmada iki farklı ortam karşılaştırıldı: İçerisinde doğum tabureleri, armut koltuklar ve pilates topları barındıran doğum merkezleri ile yegane seçeneğin yatak olduğu hastane doğum servisleri.

İncelemeler sonucunda, doğum merkezlerindeki anne adaylarının, hastane servislerindekilere oranla doğumun ilk ve ikinci aşamalarında dik bir duruş sergileme olasılıklarının çok daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Doğumhanelerdeki kadınların sadece %25’i dik pozisyonu seçerken, bu oran doğum merkezlerinde %82 olarak kaydedildi.

Balaskas, Batı toplumlarında aktif doğum bilincinin giderek yükseldiğini ifade ediyor. Bu yöntem, anne adaylarının doğuma cihazlara ve ekranlara bağlanıp sırtüstü uzanarak girmesi yerine, içgüdülerini dinleyerek özgürce hareket etmelerini ve dik duruşlar sergilemelerini savunuyor.

Buna rağmen Balaskas, sezaryen vakalarındaki artışın “kaygı verici” boyutlarda sürdüğünün altını çiziyor. “Aktif doğum felsefesi, İngiltere’deki sağlık sisteminde ebelerin idaresindeki doğum merkezlerinin açılmasına önayak oldu” diye ekliyor. Genelde hastane bünyesinde kurulan bu merkezlerin, kadınlara hareket imkanı sunmak ve doğum havuzlarından yararlanmalarını sağlamak amacıyla dizayn edildiğini aktaran Balaskas, “Böyle bir imkan 50 sene evvel mevcut değildi” diyor.

İngiltere’de uygulanan resmi yönergeler, annelerin “doğumun ikinci evresinde yarı sırtüstü ya da tamamen sırtüstü uzanmaktan vazgeçirilmeleri ve kendilerini en konforlu hissettikleri pozisyonlara yönlendirilmeleri” gerektiğini belirtiyor.

Bilgi her zaman en büyük güçtür ve kadınlar sahip oldukları doğum alternatifleri konusunda bilgilendikçe, kendilerine en uygun olanı seçme konusunda daha özgüvenli oluyorlar.

Kanada’da yer alan McMaster Üniversitesi’nin ebelik bölümü yöneticisi Eileen Hutton, “Toplumu doğum seçenekleri konusunda aydınlatmak her zaman yarar sağlar” şeklinde konuşuyor ve ekliyor: “Filmlerde, televizyon yapımlarında ve popüler kültürde doğumun ne denli hatalı yansıtıldığına dikkat etmek, sürecin nasıl çarpıtıldığını hemen gözler önüne serecektir. Bu durumu dengeleyecek adımlar atmak ancak fayda getirir.”

Kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/saglik/dogal-olmadigi-halde-kadinlar-neden-sirtustu-yatarak-dogum-yapmaya-basladi-2494787

13 Nisan 23.15

Related posts

Hayat Kurtarmak İçin Direksiyon Başındalar

rabia kunarci

Modern Çağın Yaygın Sorunu: Her İki Kişiden Birini Etkileyen Hastalığın Belirtileri

rabia kunarci

Cildiniz sağlıklı yaşlanıyor mu? İşte dermatologların dikkat çektiği 5 belirti

rabia kunarci

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Privacy & Cookies Policy