Uyku problemlerinin yegane sebebi ekranlar değildir; mevsimsel geçişler de insan bedeni üzerinde oldukça derin bir etkiye sahiptir. Uzmanlara göre, bilhassa bahar aylarında biyolojik saatten yaşam alışkanlıklarına kadar pek çok farklı unsur bu durumda belirleyici bir rol oynamaktadır.
İlkbaharın gelmesiyle günlerin daha uzun hale gelmesi ve çevre şartlarındaki farklılıklar, sadece tabiatı değil insan biyolojisini de yakından etkilemektedir. Uzmanların görüşlerine göre, bu mevsimsel geçiş bilhassa uyku alışkanlıkları üzerinde net neticeler yaratabiliyor ve pek çok insanda uyku veriminin azalmasına sebep olabiliyor.
Vice kaynaklı habere göre; uyku problemleri ekseriyetle ekran başında vakit geçirmek gibi alışkanlıklara atfedilse de, bilimsel bulgular bu meselenin çok daha geniş bir perspektiften değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Alerjik durumlardan hormonal dalgalanmalara, yaşam biçimindeki farklılıklardan biyolojik saatteki sapmalara dek birçok faktör, hiç farkına varılmadan uyku döngüsünü sekteye uğratabiliyor.
Bu bağlamda uzman isimler, uyku sıkıntılarının temelinde yatan ve daha az bilinen sebeplere işaret ederek, bilhassa ilkbahar aylarındaki değişimlerin dikkatle takip edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. İşte uyku kalitesini aşağı çeken 7 kritik sebep:
1. Mevsimsel alerjiler
Son zamanlarda mevsimsel alerji vakalarında bir tırmanış olduğu fark ediliyor. Uzmanlara göre bu tablo, kişilerin gece uykularının bölünmesine ve total uyku veriminin azalmasına neden olabilmektedir.
Medicann Tıp Direktörü Dr. Sunny Nayee, konuya ilişkin şunları söyledi: “Pek çok kişi saman nezlesini burun tıkanması, hapşırık veya göz kaşıntısı şeklinde yalnızca gündüzleri karşılaşılan bir problem zanneder. Ne var ki uykudaki etkileri çoğunlukla görmezden gelinir. Polen yoğunluğu yükseldiğinde, bilhassa sırtüstü uyunuyorsa solunum yollarında iltihaplanma gelişebilir.”
Dr. Nayee; ağızdan nefes alma, sığ solunum ve gece içinde yaşanan anlık uyanmaların, polen alerjisinin sık rastlanan gece semptomları olduğuna değiniyor.
Dr. Nayee ayrıca, “Tam anlamıyla uyanıklık haline geçmeseniz dahi yaşanan bu ‘mikro uyanışlar’ uyku döngünüzü bozar; derin uyku ile REM uykusunu azaltır. Oysa bu süreçler bedenin yenilenmesi ve hafıza işlemleri için kritik bir öneme sahiptir. Tam sekiz saat uyuduğunuza inanabilirsiniz ancak gerçekte uyku kaliteniz oldukça düşmüş olabilir.” sözlerini ilave etti.
2. Zarar gören sirkadiyen ritim
Günlerin uzamasıyla beraber, vücudun iç saati bu değişime adapte olmakta güçlük çekebilir.
Nayee bu durumu, “İlkbahar, gün ışığından faydalanma süresinde ani bir artış getirir ve bu durum biyolojik saatiniz üzerinde doğrudan etkilidir. Sirkadiyen ritim, uyku hormonu olan melatonini düzenleyebilmek adına ciddi oranda ışığa ihtiyaç duyar. Gün ışığının akşamın ilerleyen saatlerine sarkması, melatonin salınımını geciktirir.” şeklinde açıkladı.
Bu durum, alıştığınız uyku saatinde kendinizi daha az uykulu hissetmenize yol açabilir. Böylesi hallerde beden çoğunlukla eksik kalan uykuyu telafi etme çabasına girer.
Dr. Nayee, “Süreç içinde bu durum, biyolojik saatinizin günlük planınızla uyumsuzlaştığı bir nevi ‘sosyal jet lag’ etkisi yaratır.” dedi.
3. Uyku öteleme
Günler daha uzun oldukça, yatağa daha geç girme yahut daha çok sosyalleşme arzusu yükselebilir.
Dr. Nayee, “Mesele ekranlar olmasa dahi, davranışlarımız bilhassa ilkbahar aylarında uyku bozukluklarında ciddi bir rol oynar. Daha aydınlık ve uzun süren akşamlar, gün zarfında sanki daha fazla vaktimiz varmış hissiyatına kapılmamıza neden olur.” ifadelerini kullandı.
Bu durum bizi, mesaimizden veya yükümlülüklerimizden geriye kalan kısıtlı boş vaktimizi “geri kazanmak” adına gece daha ilerleyen saatlere dek uyanık kalmaya iter.
Nayee konuyu, “‘İntikam amaçlı uyku erteleme’ şeklinde bilinen bu davranış genellikle bilinçdışıdır, ancak yarattığı tahribat zamanla artar. Asıl problem tek bir gece geç yatmak değil; uykunun sürekli 30 ile 60 dakika ötelenmesiyle oluşan uyku borcudur.” diyerek özetledi.
4. Mevsim kaynaklı hormonal değişimler
Mevsim değiştikçe hormon dengesi de değişir ve bu durum uyku üstünde etkili olabilir.
Nayee, “İlkbahar aylarında artan gün ışığı; melatonin (uyku hormonu), serotonin (duygu durumu ve zindelik) ve kortizol (stres ve uyanıklık) seviyelerini etkiler. Yaşanan bu değişim, uykunun daha kesintili ve yüzeyselmiş gibi hissedilmesine yol açabilir.” şeklinde konuştu.
5. Isı dalgalanmaları
Gece boyunca odadaki sıcaklığın değişmesi de uykunuzu bölebilir.
Dr. Nayee, “Uykuya geçebilmek ve uykuyu devam ettirebilmek adına vücut sıcaklığının ortalama 1-2°C düşmesine ihtiyaç vardır. Fakat bahar aylarındaki düzensiz ısı değişimleri bu işleyişi sekteye uğratabilir. Uyku kalitesini bozan ancak en çok gözden kaçırılan detaylardan biri sıcaklığın sürekli dalgalanmasıdır.” dedi.
6. Yaşam tarzı farklılıkları
Mevsim değişimi, gündelik alışkanlıkları da beraberinde değiştirir. Havaların ısınması ve günlerin uzamasıyla beraber kişiler çoğunlukla daha aktif bir yapıya bürünür.
Dr. Nayee bu konuda, “İlkbahar günlük alışkanlıkları değiştirir ve bu değişimler her ne kadar olumlu görünse de uyku üstünde sessiz sedasız etkili olabilir. İnsanlar daha fazla sosyalleşir, açık havada daha uzun vakit geçirir ve çoğunlukla daha geç saatlerde yemek yer veya bir şeyler içerler.” ifadelerini kullandı.
7. ‘Daha iyi hissetme’ dayatması
Baharın getirdiği “iyi hissetme” şartlanması da uykuyu baskılayıcı bir unsur olabilir.
Kış mevsimini kapalı alanlarda geçiren pek çok insan, baharla beraber daha mutlu ve enerjik hissetmeyi umar. Ne var ki bu beklenti her defasında gerçeğe dönüşmeyebilir.
Dr. Nayee, “Bahar çoğunlukla pozitiflik, verimlilik ve yenilenme ile bağdaştırılır. Fakat bu beklenti hali, istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Bahar mevsiminin sizi motive etmesi gerektiğine dair genel bir algı mevcuttur. Gerçekler bu beklentiyle örtüşmediğinde; gece huzursuzlukları, düşük seviyeli kaygı ya da uyumadan hemen önce aşırı düşünme durumu baş gösterebilir. Oluşan bu ufak çaplı baskı dahi stres tepkisini tetikleyerek, aslında dinlenmeye ihtiyacı olan zihnin uyanık kalmasına yol açabilmektedir.” diye konuştu.
Kaynak:https://gazeteoksijen.com/saglik/uzman-acikladi-uykusuzluk-neden-olur-uykusuzlugun-nedenleri-273362
24 Nisan 11.00