Haziran 30, 2026
Sağlık

Zayıflama İğneleri Bağımlılık Tedavisinde Yeni Bir Umut mu?

Ozempic ve benzeri GLP-1 ilaçlarının, beynin ödül sistemini etkileyerek bağımlılık davranışlarını azaltabileceği düşünülüyor. Uzmanlar, kesin sonuçlara ulaşılabilmesi için geniş kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Giderek artan araştırmalar, GLP-1 olarak bilinen popüler kilo verme ilaçlarının bağımlılık tedavisinde de kullanılma potansiyeli taşıyabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, bu alanda yapılacak daha kapsamlı çalışmaların önemli sonuçlar ortaya koyabileceğini belirtiyor.

Diyabet ve obezite tedavisi amacıyla geliştirilen ve Ozempic, Wegovy, Mounjaro ile Zepbound isimleriyle onay alan ilaçlar dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından kullanılıyor. Hem bağırsakta hem de beyinde etkili olan bu ilaçlar, sindirim sistemi, insülin üretimi ve iştah üzerinde rol oynuyor. Kullanıcıların “gıda gürültüsü” olarak tanımladığı yoğun yeme isteğini azaltarak kilo verilmesine katkı sağlıyor.

CNN International’ın aktardığına göre adını taklit ettiği GLP-1 hormonundan alan bu ilaçların kalp-damar hastalıkları, kalp yetmezliği, uyku apnesi ve böbrek rahatsızlıkları gibi alanlarda da olumlu etkiler gösterebildiği bildiriliyor. Araştırmacılar, bağımlılık tedavisinin de bu ilaçlar için yeni bir kullanım alanı olabileceğini değerlendiriyor. Buna karşın bağımlılık tedavisinde ilaç kullanan hasta oranının halen oldukça düşük olduğu belirtiliyor.

Oklahoma State Üniversitesi’nde GLP-1 ilaçlarının bağımlılık üzerindeki etkilerini araştıran farmakoloji ve fizyoloji profesörü Dr. W. Kyle Simmons, söz konusu ilaçların güvenli ve etkili olduğunun kanıtlanması halinde bağımlılık tedavisinde en yaygın kullanılan seçeneklerden biri haline gelebileceğini ifade ediyor. Simmons, mevcut verilerin kesin sonuç ortaya koymadığını ancak elde edilen bulguların umut verici olduğunu söylüyor.

GLP-1 ilaçlarının bağımlılık üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmaların önemli bir kısmı şu ana kadar hayvan deneyleri üzerinden yürütüldü. Bu çalışmalar, ilaçların beynin ödül sistemi üzerindeki etkilerini anlamaya yardımcı oldu.

Öte yandan farklı sağlık sorunları nedeniyle bu ilaçları kullanan kişiler üzerinde yapılan gerçek yaşam verilerine dayanan araştırmalar ile bireysel deneyimlere ilişkin gözlemler de bulunuyor.

Toronto Üniversitesi’nde GLP-1 araştırmalarının öncülerinden Dr. Daniel Drucker ise özellikle alkol kullanım bozukluğu üzerine yapılan küçük ölçekli klinik çalışmaların umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ancak bu etkilerin doğrulanması için daha geniş kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Simmons’a göre bu alandaki bilimsel çalışmalar son dönemde hız kazanmış durumda. Önümüzdeki altı ay içinde alkol kullanım bozukluğu ile GLP-1 ilaçları arasındaki ilişkiyi inceleyen birkaç büyük klinik araştırmanın sonuçlarının açıklanması bekleniyor.

ABD’de Veriler Mercek Altına Alındı

Washington University School of Medicine araştırmacıları, U.S. Department of Veterans Affairs veri tabanlarını kullanarak tip 2 diyabet hastası olan 600 binden fazla kişinin tıbbi kayıtlarını analiz etti. İncelenen hastaların bir bölümü GLP-1 ilaçlarıyla tedavi edilirken, diğer bir grup ise SGLT2 inhibitörleri olarak adlandırılan farklı bir ilaç sınıfını kullandı.

BMJ (British Medical Journal)’de yayımlanan analizde, GLP-1 kullanan bireylerde çeşitli madde kullanım bozukluklarının görülme ihtimalinin daha düşük olduğu saptandı. Daha önce bağımlılık tanısı konmuş kişilerde ise hastaneye yatış veya aşırı doz gibi olumsuz sonuçların daha az yaşandığı tespit edildi.

Araştırmanın başındaki klinik epidemiyolog Ziyad Al-Aly, çalışmanın dikkat çekici yönünün farklı maddeler için benzer sonuçların elde edilmesi olduğunu ifade etti. Araştırmada alkol, esrar, kokain, nikotin ve opioid gibi maddelere bağlı bağımlılık riski değerlendirildi.

Elde edilen verilere göre, GLP-1 kullanan kişilerde üç yıllık izleme süresi boyunca her 1000 kişide yaklaşık 7 daha az kişinin herhangi bir madde kullanım bozukluğu geliştirdiği belirlendi.

Zayıflama İğneleri Aşırı Doz Riskini Düşürebilir mi?

Araştırma, söz konusu ilaçların hâlihazırda madde kullanım bozukluğu bulunan kişilerde riskleri azaltma potansiyeline de işaret ediyor. Çalışmada uyuşturucu kaynaklı ölümlerde yaklaşık yüzde 50 oranında düşüş tespit edildi.

Centers for Disease Control and Prevention verilerine göre, ABD’de 2024 yılında uyuşturucu aşırı dozuna bağlı ölümler 79 binin üzerine çıktı. Ancak son dönemde bu ölümlerin azalma eğilimi gösterdiği belirtiliyor. Araştırmacılar, düşüşte uyuşturucu arzındaki değişimler, tedaviye erişimin artması ve aşırı doz vakalarında kullanılan nalokson ilacının daha yaygın kullanılmasının etkili olabileceğini değerlendiriyor.

GLP-1 ilaçlarının bu azalışta rol oynayıp oynamadığı ise henüz kesin olarak bilinmiyor. Araştırmayı yürüten Ziyad Al-Aly, milyonlarca kişinin bu ilaçları kullandığını hatırlatarak böyle bir etkinin mümkün olabileceğini ancak boyutunun belirlenmesinin kolay olmadığını ifade etti.

Johns Hopkins Bloomberg School of Public Health’te epidemiyoloji profesörü olan Caleb Alexander ise çalışmada aşırı doz ölümlerindeki düşüş oranının beklenenden daha yüksek göründüğünü söyledi. Bununla birlikte Alexander, araştırmanın geniş veri seti ve kullanılan kapsamlı yöntemler açısından güçlü yönlere sahip olduğunu belirtti.

Alexander’a göre GLP-1 kullanan bireyler, diğer diyabet ilaçlarını kullananlara kıyasla sağlık davranışlarını değiştirme konusunda daha istekli olabilir ya da sağlık hizmetleriyle daha sık temas halinde bulunabilir. Bu tür farklılıkların madde kullanımına ilişkin sonuçları etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Araştırmanın U.S. Department of Veterans Affairs kayıtlarına dayanması nedeniyle katılımcıların büyük bölümünün erkek olması ve yaş ortalamasının genel nüfusa kıyasla daha yüksek olması ise çalışmanın sınırlılıkları arasında gösteriliyor.

Kesin Sonuçlar İçin Daha Geniş Klinik Çalışmalar Şart

Uzmanlar bu nedenle randomize kontrollü klinik çalışmaların önemine dikkat çekiyor. Bu tür araştırmalarda, benzer özelliklere sahip katılımcılar farklı gruplara ayrılarak uygulanan tedavinin güvenliği ve etkinliği daha güvenilir şekilde değerlendiriliyor.

W. Kyle Simmons, semaglutid etken maddesini içeren bir GLP-1 ilacının alkol tüketimini azaltma üzerindeki etkisini inceleyen bir klinik araştırma yürütüyor. Benzer bir çalışma da National Institute on Drug Abuse tarafından Baltimore’da gerçekleştiriliyor.

Novo Nordisk ise Ozempic’in alkolle ilişkili karaciğer hastalığı bulunan kişilerde alkol tüketimi üzerindeki etkilerini araştıracak yeni bir çalışma başlatmayı planladığını duyurdu. Eli Lilly de Mounjaro’nun yanı sıra brenipatide adlı deneysel ilacı alkol ve tütün kullanım bozuklukları üzerinde test ediyor.

Zayıflama İğneleri ve İntihar Riski Gündemde

GLP-1 ilaçlarıyla ilgili gündeme gelen konulardan biri de bu ilaçların intihar düşüncesi riskini artırıp artırmadığıydı. 2023 yılında Avrupa’daki düzenleyici kurumlar söz konusu iddiaları incelemek üzere bir değerlendirme süreci başlatmıştı.

Daha sonraki araştırmalar ve ABD sağlık kayıtları üzerinde yapılan kapsamlı analizler, bu ilaçların intihar düşüncesiyle bağlantılı olduğuna dair bir kanıt bulunmadığını gösterdi. Son yayımlanan araştırma da bu sonuçları destekleyen bulgular ortaya koydu.

Çalışmada ayrıca intihar düşüncesi görülme ihtimalinde yaklaşık yüzde 25 oranında bir azalma tespit edildi.

Yeni Bulgulara Rağmen Sorular Yanıtsız

Buna karşın uzmanlar, GLP-1 ilaçlarının bağımlılık üzerindeki etkilerine ilişkin pek çok sorunun henüz netlik kazanmadığını ifade ediyor. İlacın aniden bırakılması halinde ne tür sonuçlar ortaya çıkabileceği, uzun süreli kullanımda beynin bu ilaçlara uyum sağlayıp sağlamayacağı ya da etkinliğin zaman içinde azalıp azalmayacağı gibi konuların daha ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiği belirtiliyor.

Öte yandan beynin ödül sistemine yapılan müdahalenin günlük yaşamdan alınan haz, motivasyon veya risk alma davranışları üzerinde nasıl bir etkisi olabileceği de henüz kesin olarak bilinmiyor.

Araştırmacılar, bu nedenle daha kapsamlı bilimsel çalışmalar yapılmadan GLP-1 ilaçlarının bağımlılık tedavisinde kullanılmasına ilişkin kesin bir sonuca varılamayacağını vurguluyor.

https://gazeteoksijen.com/saglik/kanitlar-giderek-artiyor-zayiflama-igneleri-bagimlilik-tedavisinde-kullanilabilir-mi-267868

Kardeş Haber:https://hurbakisgazetesi.com/2026/03/06/zayiflama-igneleri-bagimlilik-tedavisinde-yeni-bir-umut-mu/

6 Mart 21.30

Related posts

Yenidoğanlarda Basit Enfeksiyonlar Ağır Tablolara Dönüşebilir

rabia kunarci

Yeni tütün kanunu” tartışması: Elektronik sigara yasallaşacak mı?

rabia kunarci

Vücut saatine göre egzersiz: Doğru zaman, maksimum fayda

rabia kunarci

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Privacy & Cookies Policy