Nisan 16, 2026
Sağlık

30 yaş sonrası için hayati uyarı: Kalp kontrollerini ihmal etmeyin

İzmir Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği hekimlerinden Prof. Dr. Öner Özdoğan, ailesel bir yatkınlık bulunmasa dahi kalp sağlığı açısından risk unsurlarının kesinlikle göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayarak, “Günümüzde kalp krizi geçirme tehlikesi 30 yaşına kadar inmiş vaziyette. Bu nedenle 30 yaşını aşan bireylerin muhakkak kolesterol değerlerini kontrol ettirmesi şart” ifadelerini kullandı.

İzmir Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği hekimlerinden Prof. Dr. Öner Özdoğan, 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla kalp sağlığına dair değerlendirmelerde bulundu. Özdoğan, bu haftanın toplumsal bilinci yükseltmek amacıyla uzun senelerdir Sağlık Bakanlığı ve Türk Kardiyoloji Derneği’nin tavsiyeleri doğrultusunda nisan ayının ikinci haftasında etkinliklerle geçirildiğini belirtti. Geçmişte sadece “ileri yaş hastalığı” olarak tanımlanan kalp rahatsızlıklarının günümüzde bu özelliğini yitirdiğine dikkat çekti.

BAŞLICA RİSK UNSURLARI: YÜKSEK TANSİYON, OBEZİTE VE DİYABET

Kalp krizlerinin tütün kullanımı veya genetik miras gibi sebeplerle çok genç yaşlarda da görülebildiğini vurgulayan Özdoğan, “Bilhassa risk unsurlarının kontrol altına alınabilmesi adına bilinçlenmenin artması son derece mühim” ifadelerini kullandı. Müdahale edilebilen ve edilemeyen risk unsurlarına değinen Özdoğan; yüksek tansiyon, şeker hastalığı, genetik geçiş, obezite, metabolik sendrom ile kolesterol seviyelerinin en kritik tehlike kaynakları olduğunu dile getirdi. Hastada romatizmal bir rahatsızlık bulunmasının da kalp ve damar hastalıkları yönünden tehlike arz ettiğini belirten uzman isim, “Bilhassa genç yaşta kalp krizi, felç geçiren veya periferik (çevresel) damar rahatsızlığı bulunan bireylerin ailelerinin de erken dönemde kalp-damar hastalıkları yönünden taramadan geçirilmesi şart” şeklinde konuştu.

“KURTARILAN HER KALP KASI HÜCRESİ BÜYÜK BİR AVANTAJ”

Kalbin orta kısmındaki kas dokusunu meydana getiren ve düzenli kasılmalarla kan akışını sağlayan çizgili kas (miyokard) hücrelerinin kalp krizlerindeki kritik rolüne işaret eden Prof. Dr. Özdoğan, “Kalp krizi vakalarında hastayı vakit kaybetmeden anjiyoya sokuyoruz. Zira ne kadar fazla kalp kası hücresini hayatta tutarsak o denli kazançlı çıkıyoruz. Birey, kalp krizinin ardından kısa süre içinde sağlık kuruluşuna başvurursa kalbin kasılma kapasitesi fazla zarar görmüyor ve böylelikle ilerleyen süreçte hayat standartları çok daha yüksek kalıyor. Ancak genç ya da yaşlı fark etmeksizin müdahalede gecikilen vakalarda kalbin kasılma fonksiyonu zayıflıyor. Kalp ağır bir hasar aldığı için kişi, ömrünün geri kalanında kalp yetmezliği ve nefes darlığı gibi hastalık ve belirtilerle mücadele etmek durumunda kalıyor” açıklamasını yaptı.

“SANAL ANJİYO YALNIZCA 45 YAŞ ÜSTÜ HASTA GRUBUNA TAVSİYE EDİLİYOR”

Sanal anjiyonun geçmişi çok eskiye dayanan bir uygulama olmasına karşın son dönemde daha popüler hale geldiğini belirten Özdoğan, bu işlemin tomografiye benzediğini ifade ederek, “Sanal anjiyo yalnızca orta düzey risk taşıyan, 45 yaş ve üstü hastalara tavsiye edilmektedir. Bu tetkik, kalbin kalsiyum skorlamasını ve kalp damarlarında oluşan tıkanıklık oranını ortaya koymaktadır. Ancak tespit edilen her darlığın kesinlikle balon veya stent ile müdahale edilerek açılacağı anlamı çıkarılmamalıdır. Bu sebeple söz konusu tetkiki talep eden hekimin, elde edilen bulguları nasıl analiz edeceğine vakıf olması şarttır” dedi.

“HAFTANIN 3 GÜNÜ YARIM SAATLİK EGZERSİZ YAPILMALI”

Bireylerin kalp sağlıklarını muhafaza etmeleri adına çeşitli tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Özdoğan, “Ailesel bir yatkınlık bulunmasa dahi risk unsurlarını kesinlikle dikkate almak zorundayız. Küresel çapta kabul gören rehberlere göre kalp krizi geçirme tehlikesi artık 30 yaşına dek inmiş vaziyette. Bu yaştan itibaren kolesterol seviyelerinin muhakkak kontrol ettirilmesi gerekiyor. Genetik kaynaklı yüksek kolesterol, çok genç yaşlarda kalp krizine yol açabilmektedir. Yüksek tansiyonda tedaviye geç başlanması, kardiyovasküler hastalık tehlikesini yükseltiyor. Obezite ve günlük yaşantı biçimi büyük önem taşıyor. Haftada 3 kez, 30 dakikalık fiziksel aktivite tavsiye ediyoruz. Esas olan, hastalık ortaya çıkmadan evvel kendimizi korumaktır. Kalp krizi yaşandıktan sonra gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler ve kullanılan ilaçlar beklendiği kadar fayda sağlamayabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/saglik/kalp-sagligi-haftasi-nda-kritik-uyari-30-yasindan-sonra-mutlaka-yaptirin-2495318

15 Nisan 21.30

Related posts

Ankara’da Halk Sağlığı Atağı: HPV Aşı Desteğinde Yeni Dönem Kapıda

rabia kunarci

Kanser Tedavisinde Devrim: Gençlerde Görülen O Tür İçin Yeni Umut

rabia kunarci

Bebeklerde Reflü Neden Olur ve Hangi Belirtiler Gözlenir?

rabia kunarci

Yorum Yapabilirsiniz

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayıyoruz, ancak isterseniz çerez kullanımını reddedebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Privacy & Cookies Policy